EGEMENLİK KİMİN
Meclise gidenler veya Meclis TV'den meclis çalışmalarını izleyenler başkanlık kür-süsünün arkasında büyük harflerle yazılı" EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR" yazısını mutlaka görmüşlerdir.
Acaba gerçekten de 'egemenlik kayıtsız şartsız milletin midir?' sorusu son günlerdir kafamı kurcalamaya başladı. Buna cevap aramaya çalışacağım.
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduktan sonra çok partili siyasi hayata geçilmesini arzular.
17 Kasım 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile 2 Ağustos 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası denmeleri başarısızlıkla sonuçlanır. İlk parti hükümet tarafın-dan, ikinci parti ise kurucuları tarafından feshedilerek kapatılır.
Her iki parti de seçime girmemiş, halkın oyuyla mecliste yer almamış partilerdi.
Türkiye'de çok partili siyasi hayata geçiş, 7 Ocak 1946'da Celâl BAYAR, Fuat KÖPRÜLÜ, Refik KORALTAN ve Adnan MENDERES tarafından Demokrat Parti'nin kurulmasıyla başlar.
21 Temmuz 1946'da iki partinin katıldığı tek dereceli seçim yapılır. Demokrat Parti meclise 65 milletvekili sokar.
14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Parti ezici çoğunlukla iktidar olur.
Bu iktidar ne yazık ki 27 Mayıs 1960 İhtilali'yle sona erer. Türk siyasi tarihinde ilk defa bir başbakan ve iki bakan idam edilerek millet egemenliğine kanlı şekilde son verilir.
Daha sonraki yıllarda Menderes ve Demokrat Parti zihniyeti seçimlerle iktidar olursa da 12 Mart Muhtırası ve 12 Eylül darbesiyle halkın iradesiyle iktidar olanlar, devletin gücü-nü elinde bulunduran güçler tarafından alaşağı edilir.
12 Eylül darbesiyle tüm siyasi partiler kapatılır. Millet egemenliği beş kişi tarafından ayaklar altına alınır.
28 Şubat sürecinde de sivil darbe sonucu gene milli irade yok sayılarak iktidar el değiştirir ve iktidar partisi kapatılır.
2002 seçimlerinden sonra ise iki darbe girişimi ve gece bildirisi gibi talihsiz olaylar sonucu demokrasi kesintiye uğratılmak istenir, meclisin ve hükümetin inisiyatifi ele alma-sıyla kazasız belasız atlatılır.
Türk siyasi tarihinde bazen darbeciler tarafından bazen de yargı tarafından halkın teveccühünü kazanan partiler kapatılmış, partilerin kurumsallaşmasına büyük darbe vu-rulmuş ve siyasi hayatın önü kesilmeye çalışılmıştır.
Darbeler ve parti kapatma sonucu, her seçimde büyük tokat yemiş olan partiler hal-kın kendilerine vermediği iktidarı kısa süre için ellerine geçirebilmişlerdir.
Son zamanlarda seçim sonuçlarına göre iktidara gelmesi mümkün olmayan partilerin ortamı aşırı şekilde germesi sonucu Cumhuriyet Başsavcısı'nın AKP hakkında açtığı kapatma davası merakla bekleniyor.
AKP kapatılırsa, lider kadrosu siyasi yasaklı hale gelecek, siyasi kaos ortamı oluşacak, ancak vatana ihanetle yüce divanda yargılanabilecek cumhurbaşkanı da yargılanacağı için istifaya zorlanabilecektir.
Darbeler ve muhtıralar dışında Anayasa Mahkemesine kapatma istemiyle açılan davaların sonuçlarını incelersek millet egemenliğinin ne kadarının millette olduğunu görebiliriz sanırım. Anayasa Mahkemesi, hakkında kapatma davası açılan 24 siyasi partiyi kapatmış,
Anayasa Mahkemesi'nin kapattığı partiler:
İşçi-Çiftçi Partisi, Milli Nizam Partisi, Türkiye İleri Ülkü Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Büyük Anadolu Partisi, Türkiye Emekçi Partisi, Büyük Anadolu Partisi, Sosyalist Parti,
Yeşiller Partisi, Halk Partisi, Türkiye Birleşik Komünist Partisi, Halkın Emek Partisi, Öz-gürlük Demokrasi Partisi, Sosyalist Türkiye Partisi, Demokrasi Partisi, Demokrat Parti–2, Demokrasi ve Değişim Partisi, Diriliş Partisi, Emek Partisi, Sosyalist Birlik Partisi, Refah Partisi, Demokratik Kitle Partisi, Fazilet Partisi, Halkın Demokrasi Partisi
Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararı vermediği siyasi partiler de vardır. Kapat-ma kararı verilmeyen partiler ve kapatmama nedenleri ise şöyledir:
Yüce Görev ile Bizim Parti zaten kapanmış olduğu için kapatma kararı verilmez.
Muhafazakâr Parti, Yeni Düzen Partisi, Doğru Yol Partisi, Sosyalist Parti, Bayrak Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi ve Demokratik Barış Hareketi Partisi kapatma kararından kurtulan partilerdir. (7 parti.)
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, Adalet Partisi, Türkiye Adalet Partisi, Büyük Adalet Partisi, Türkiye Özürlüsü İle Mutludur Partisi, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi ve Anayol Partisiyle ilgili olarak iki kez üst üste seçime girmedikleri için haklarında kapatma davaları açılır. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu iddianın yasal dayanağının kalmadığı gerekçesiyle bu davaların hepsinde kapatma istemini reddeder. (7 parti.)
Bu listeden de anlaşılabileceği gibi Türkiye, kapatılan partiler mezarlığına dönüş-müştür.
Son açılan kapatma davasının nasıl sonuçlanacağı Anayasa Mahkemesi’nin 11 yargıcının vereceği karara göre şekillenecektir.
Bu saatten sonra kapatılan partiler mezarlığı betonla örtülmeli, şiddete bulaşmamışsa partiler halkın hür iradesiyle, seçimlerde halk tarafından kapatılmalıdır.
Kalın sağlıcakla