SARIKAMIŞ FELÂKETİ
Geçmişini bilmeyen, geleceğini göremez (Atasözü)
600 yıllık Osmanlı hakimiyetinin son yılları ne yazık ki milletimiz için acı ve gözyaşı olmuş, Türk milletini derinden yaralayan olaylara sebep olmuştur.
Bu olaylardan biri de Sarıkamış Harekâtı dır. Sarıkamış harekâtının önemini kavramak için Sarıkamış ı tanımak gerekir
Sarıkamış, . Doğu Anadolu bölgesinin Erzurum-Kars bölümünde Kars iline bağlı şirin bir ilçemizdir Kars-Erzurum Karayolu ve Demiryolu üzerindedir. Kars İl Merkezine 54 km, Erzurum İl Merkezine 153 km. uzaklıktadır. Sarıkamış, Allah-ü Ekber, Soğanlı, Çamurlu dağlarının arasında kalan yüksek yaylalar arasındadır. Dağlardan çoğunun yüksekliği 3000 m'ye yaklaşır. Sarıkamış, Kars ile Erzurum arasında bir geçit durumundadır. Erzurum'un Horasan, Narman ve Şenkaya ilçeleri ile komşudur. Karakurt ve Karaurgan adlarında iki bucağı ve 61 köyü vardır.
Yüzölçümü: 2712 Km2', Nüfusu, köyleri ile birlikte 60,000'dir. İlçe merkezi 28,000 nüfusa sahiptir.

. Doğal bitki örtüsünün en dikkati çeken kısmı sarıçam ormanlarıdır. Soğuk su, Acı su, Şırşır ve Keklik Deresi gibi yerler halkın tatil günlerini geçirdiği güzel manzaralı temiz havası olan orman bölgeleridir. En önemli akarsu Soğanlı dağlarında akan Kars çayı ile Karakurt nahiyesinden geçen Aras nehridir.

Sarıkamış ilçesinin şiddetli karasal bir iklimi vardır. Kışlar çok soğuk ve uzundur. Yazlar kısa ve serindir. En az yağışlı mevsim kış, en çok yağışlı mevsim yazdır. Sarıkamış ta yaşam zordur. Sarıkamış ın çalışkan insanları dört ay çalışıp kazandıklarını on iki ay yemek zorundadır.
Sarıkamış harekâtı birkaç maceraperet komutanın beceriksizliği, basiretsizliği yüzünden sonu hazinle biten bir felâkettir.
31 mart ayaklanması sonucu iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakkinin maceraperest komutanlarından Enver Paşanın Turancılık hayallerini gerçekleştirmek için gerçekleştirdiği bir dramdır.
22 Aralıkta Enver Paşa nın emriyle 120-125 bin civarında Osmanlı askeri dondurucu soğuğa rağmen Sarıkamış a doğru yola çıkarılmıştı. Bölge, karlarla örtülüdür. Kar yükseklikleri kimi yerlerde bir metreyi geçiyordu. Mevsimin en soğuk günleriydi. Sıcaklık sıfırın altında kırk dereceydi ve bu soğuk, yeterli donanımdan uzak bir ordu için en büyük düşmandır. Yapılan harekât plânına göre 9. Kolordu Sarıkamış Dağları nı, 10. Kolordu ise Allahüekber Dağları ;nı aşarak Rusları Sarıkamış ta kuşatıp imha edecekti.
Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi. Fırtına ile yağan kar, yolları tıkayıp, çadırları yıktı. Arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca hayat daha bir çekilmez hale geldi.
Taarruza iştirak eden birliklerin büyük bir kısmı, özellikle Arabistan dan geri çekilen ve Güneydoğu Anadolu dan sevk edilen kimisi çocuk yaştaki gençlerdi. Bunlar sıcak iklime alışık olup, teçhizatları yönünden kış şartlarına hazırlıksızdı. Gündüz başlayan yürüyüşte çarıkları yumuşayan askerlerin çarıkları gece donmaya, bir mengene gibi ayaklarını sıkmaya baslar. Adim atmak neredeyse imkânsızdı. Askerler olduğu yerde zıplar, atlar, kendini karların içine vurur ve ayaktan başlayan donma yavaş yavaş tüm vücuda yayılır. Düseni kaldırmamak için emir vardır. Zaten kimsede kimseyi kaldıracak güç kalmamıştır. Neferler ordunun işaret taşları gibi yollara dizildiler. Kimi çömelmiş, kimi oturmuş, kimi yuvarlanmış, kimi bir ağacın gövdesine dayanmış kardan heykellere dönüştüler.
Ordunun kış şartlarına hazır olmaması ve olumsuz iklim şartları sebebiyle ikmal ve iaşe hizmetlerinin yapılmayışı, kıtalarda açlığa, hayvanların telef olmasına, dolayısıyla birliklerin dağılmasına sebep oldu. Enver Paşanın şuursuzca verdiği gece taarruzu emirleri, kayıpları daha da arttırdı. 120-125 000 kişilik ordunun 90 000(veya 60 000i) donma, dizanteri ve tifo gibi hastalıklarla mahvoldu.
.Sarıkamış istasyonuna giren Sarıkamış felâketinin büyük komutanı Enver Paşa (!) durumun iyice kötüye gittiğini görünce ordusunu yüzüstü bırakıp  Ben İstanbul a dönüyorum diyerek cepheden ayrıldı. Enver Paşa 10. ve 11. kolordulardan arta kalan güçlerle Bardız'a (Şimdiki adıyla Gaziler e) çekildi. Bardız dan Erzurum a kızakla dönerken bir Rus karakol birliği ile karşılaştı. Ancak Rus askerleri karşılaştıkları kişinin Enver Paşa olduğunu farketmedi. Paşa, Erzurum dan otomobille Refahiye - Suşehri üzerinden İstanbul a ulaştı.
Sarıkamış Harekâtı sonunda, Doğu Anadolu kapıları, Ruslara açıldı. 13 Mayıs 1915 te Ermenilerin işbirliği yaptığı Rus kuvvetleri, önce Van a bilâhare Muş ve Bitlis e girdi. Ermenilerin harp esnasında Ruslara yaptıkları büyük hizmetin karşılığı olarak, bu illerin valilikleri, Ermenilere verildi. Savaştan sonra, Ermeni-Rus işbirliği sonunda, bölge halkına karşı müthiş bir soykırıma girişildi. Soykırım sonucu öldürülen, hunharca katledilen, suya dökülen, diri diri yakılan çocuk, kadın, genç ve ihtiyar Türklerin sayısı, kesin olarak tespit edilmemesine rağmen, çok fazladır. Esasen, bu harp sırasında Ermeni Komitacıları, hemen her tarafta isyana hazırlanarak, birçok yerde depolar dolusu silah ve cephane biriktirdiler. Bu silah, teçhizat ve destekle katliam yapıp, Doğu Anadolu yu harabeye çevirdiler.
Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının birçoğunun Rus'lar ile yapılan çarpışmalarda değil de ağır soğuk hava koşulları yüzünden şehit olmuş olmalarıdır.
Savaştan sonra İstanbul'a dönen Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış Savaşı hakkında her türlü haber, bildiri veya yayın yapılmasını engellemiş ve Osmanlı halkı savaşta olup bitenleri uzun yıllardan sonra öğrenebilmiştir.Değerli hocam bazı arştırmacılar sarıkamış harekatı ve sarıkamış hk bilgi almak için sitemizi ziyaret etmektedırler kaynak olsun dıye yazdım yazarlar köşesinde yayınlarsanız memnun olurum selam ve dua ile