SEVDANIZDA SAMİMİMİ SİNİZ?
sevdalılarının mesajlarıyla karşılaşıp, böyle bir sevdayı
Kerem ile Aslı’nın birbirlerine olan
aşkına benzetiyor bu sevgi yumağının kartopu misali yuvarlandıkça büyümesini
büyüdükçe
bütün sevdalıların güç birliği oluşturup kentleşmeden uzak, modern
bir köy haline dönüşmeye
yüz tutmuş, göç vermeye devam eden sevgililerinin elinden tutup hak
ettiği kral tahtına
oturtacakları ümidine kapılıp, bazen sevdalı olduklarını
dillerinden düşürmeyen âşıkların
sevgililerinin kanayan yaralarına merhem olacaklarına bazen de bu sevgiliye
dünyanın her
yerinden insanların koşarak gelip talipli olacakları düşüncesiyle
olmadık hayaller kuruyorum.
Çünkü hiçbir aşığın sevgilisine ulaşmak için; bütün sevdalıları
bir araya toplayıp gruplar
halinde sevgililerine gelmediklerini hatta akıllarından bile geçirmediklerini,
ya da hali vakti
yerinde olan âşıkların yatırımlarının hiç olmazsa bir bölümünü
sevgilisinin kasasına koymayı
planlayanların olmadığını, ne yazık ki sevdalarının kuru bir sevdadan
öte bir şey olmadığı
gerçeğine üzülerek şahit oluyorum. Şahit oldukça da üzülüyor üzüldükçe
de aha böyle sitem
edip duruyorum. sitemimizin müdavimlerinden ve mesai arkadaşım Tapu
Sicil Müdürümüz
Sn. Ahmet ERKAL Bey de arada
bir yanıma gelip Kırşehir şivesiyle “ya
gardaş guru guru
gadan alim,takır takır gurbanolim, hesabı sizin bu mesajlarınız.” Şimdi
içinizden
“kardeşim bizler bazı nedenlerden dolayı yıllar önce baba ocağını
terk edip gurbet elleri
kendimize mekân tutmuşuz, bundan sonra ne yapabiliriz ki” dediğinizi
duyar gibiyim.
Bakınız sizlere gerçek sevdalıların neler yapabileceklerini ve bu
anlamda kimlerin neler
yaptıklarından birkaç örnekler vermeye çalışacağım.
Sarıkamış Sevdalıları: Sadece sanal ortamlarda “ah güzelim Sarıkamış
ah sen var
ya sen, senin aşkın beni öldürecek, nerde senin o sarıçamların, o
yemyeşil mesire yerlerin
buz gibi soğuk suyun ah benim ilk göz ağrım seni hiç ama hiç
unutamıyorum” diyerek
methiyeler yazanlara yada giderken burada bıraktığı aç, sefil ve
yoksul yakınlarına üç beş
yılda bir gelip “nasılsınız”
dedikten sonra atalarının mezarında bir fatiha okuyup
birkaç gün sonra geri dönenler değil!!!
Örneğin;
Sadece ve sadece emekli maaşıyla “SARIKAMIŞ
DERGİSİ”ni kuran ve yine sözde maaşıyla
dergiyi okurlarına ulaştırmak için posta ücretini de kendisi karşılayan
hatta parasını çarçur
ediyor diye zaman zaman yengemizle kavgaya tutuşup neredeyse boşanmayı
göze alan
(şaka şaka) bütün bunları hiçbir menfaat gözetmeden İlçemizin tanıtımı
için uğraş veren
Zeki DEMİRCİ Hoca,
Bir
gurup İngiliz’e kendi gayretleri ile öğretmiş olduğu “Deli Kız sinin
geliyor,
Kizir oğlu Mustafa Bey” gibi yöremize ait oyunları öğretip, bütün
imkânsızlıklara rağmen
masraflarının bir kısmını memur maaşından karşılayarak İngiliz
Grubu baba ocağı
Sarıkamış’a getirip, yerel ve ulusal basın aracılığıyla turizm
beldesi İlçemizi dünyaya tanıtma
gayretleri içinde olan Coşkun
KARABULUT,
Gecesini
gündüzüne katarak bu güzelim siteyi hayata geçirip dünyadaki bütün
hemşerilerimizi bir araya getirmeyi başaran sevgili arkadaşım Cemal
ATAGÜN,
Acaba
kış turizmine nasıl katkıda bulunabilirim bu vesileyle üçbeş kuruşum
baba
ocağına nasip olur tasasıyla yakın eş ve dostunu toplayıp 28 Şubat’ta
Sarıkamış’a çıkarma
yapmayı planlayan sevgili kardeşim değerli dostum Oktay
YAVLAL’
Nerdeyse
üç beş ayda bir İlçemizi ziyaret ederek sivil toplum örgütlerinin
tavsiyesi
ve İlçemizin ileri gelenlerinin dilek ve temennileri doğrultusunda gerek
kamu kurum ve
kuruluşlara gerekse de ihtiyaç sahibi ailelere yardımlarını esirgemeyen
ve hatta en az
yılda bir yoksul ailelerin çocuklarını sünnet ettiren ÖZÜGÜÇ ŞİRKETLER GRB BAŞKANI
Sn. Yavuz ÖZÜGÜÇ,
150
yatak kapasiteli üç yıldızlı Çam-Kar Otelini 1996 yılında inşa
ettirip, en az elli
aileye iş olanağı tanıyan Fevzi,
Memet ve Rahmetli Eyüp Çamlı kardeşleri,
yıldızlı bir otel inşasına başlayıp bu yıl hizmete sunmayı
planlayan İşadamlarımızdan Cemil
MAR,
Turizm alan ve mevkiinde
Sarıkamışlı olmayıp ancak
Sarıkamış’a gönül
veren;
5 Yıldızlı Toprak Hotel’ in sahibi
(400 yatak kapasiteli) Halis
TOPRAK ( Diyarbakırlı)
İlçemiz
Atatürk Meydanında yani eski Palas Otelin yerine tüm dış kaplaması cam
kaplama olmak kaydıyla 5 kat bina inşa ederek İlçemizin fiziki görünümüne
ayrı bir estetik
katmasına vesile olan Mehmet ve
Ahmet CENGİZ kardeşler,
Özelleştirme
İdaresince ihalesi yapılan Sarıkamış Sümerbank Ayakkabı Fabrikasını
hiçbir teşvik almadan peşin olarak 1 Milyon 192 bin dolara satın
alan “Karadeniz Petrol
Uluslararası Nak.İnş.Turz.Tkst. Ltd.” Şirketinin yönetim kurulu
başkanı Nesim ÇEVİK
ile İlçemiz esnaflarından Orhan ve Nihat KAYA kardeşler,
2000
yılında ilçemiz Soğuksu mevkiinde her birisi yaklaşık 80 milyar liraya
mal
olmuş 17 adet tİrüpleks villa yaptıran ve bölgemizde bir benzeri olmayan
(Erzurum dâhil);
50x25 ebadında,
yirmi dört saatinde sıcak suyu mevcut, son derece
modern teknolojiyle döşenmiş iki adet
soyunma odası bulunan, yaklaşık maliyeti 250 milyar liraya mal olan bir
adet halı sahayı
ilçemize kazandıran Mas-sa tur.İnş.Pet.Ltd.Şti. Sahibi Mehmet
Sıdık ve Aydın Alkan
Kardeşler gibi…
Mesela “biliyor musun ben neden bunca yıl Sarıkamış’ın
başını bekledim” neden
sorumuza “sizleri yönetmek için” diyenleri değil, bütün
olumsuzluklara rağmen birikimlerini
tek kuruşuna kadar buraya yatırıp,her zaman söylediğimiz gibi göçü
tersine çevirip İlçemizi
turizmde hak ettiği koltuğa oturması için maddi ve manevi çaba harcayan,
kısacası hiçbir
karşılık gözetmeden: temiz, duru ve saf bir sevgiyle sevdalanan
S A R I K A M I Ş L I L A R ile çok
değerli yatırımcılarımızı ve hemşerilerimizi
yürekten kutluyor, herkesin elinden geleni esirgemeyeceklerini temenni
ediyor,
tüm hemşerilerimizi bütün kalbi duygularımla selamlıyorum…