Sizlere keyif alacağınızı umduğum bir anımı anlatmak istiyorum.
Sarıkamış
ta ilk senem (1985),orta son sınıftayım.Ailemden uzağım, hasret dolu günler
geçmek bilmiyor.Her yer kar kıyamet,okula gitmek bir işkence.Neden mi
?Arkadaşlar benim kadar karda düşen var mıdır Sarıkamış tarihinde
acaba?
Okulun birinci yarı yıl tatili başladı.Beni mutlu eden bir haber;
İstanbul dan canım kuzenim
Ersan ikinci dönem okumak için geliyordu.Bu habere çok
sevindim.En azından can sıkıntımı bir nebze olsun giderecek ve bana yoldaş
olacaktı.
Sabırsızlıkla
onun gelmesini bekledim ve o an geldi.Teyzem,ben ev halkı çok
mutluyduk.Kuzenim dinlenip eşyalarını yerleştirirken dikkatimi yanından
hiç ayırmadığı o zamanlar çok moda olan James Bond tipi el çantası çekti.İçimden
vay bee okul için bayağı donanımlı
gelmiş diye geçirdim.Teyzeminde çantaya dikkatli dikkatli baktığını görünce
Ersan a çantada ne olduğunu
sordum.Canım kuzenim bilmiş bir tavırla ‘önemli bir şey değil,akşam
olsun bakarız dedi.İyi de bende merak daha fazla arttı.Ben akşamı nasıl
bekleyecektim.
Ve nihayet akşam oldu.Teyzem,ben ve Ersan, çantanın etrafında
toplandık.Sanki hazine sandığı açıyorduk.Ersan çantayı kendine doğru
çevirip bize göstermeden şifresini ayarladı veee
çanta açıldı.Birde ne göreyim bir çanta dolusu çikolata.Benim İstanbul
da gördüğüm hatta o zamana
kadar görmediğim çeşitte çikolata çikolata çikolata.
O
an ki mutluluğum görülmeye değerdi.Nerdeyse Ersan ı gördüğümden daha
çok sevindim çikolatalara.
İçinden aynı marka olan iki tanesini teyzemle bana uzattı.Seçme
hakkı bile tanımadı.Bizde kaderimize razı olup verilen çikolatayı yedik.
Bize
,’size başka çikolata veremem.Bunlar benim ,başınızın çaresine bakın’dedi.Olacak
şey mi?Evde bir çanta dolusu çikolata ve biz sadece seyredeceğiz.Ben mümkün
değil bize kıyamaz diye düşünürken günler geçmeye başladı.Ve evet
aynen dediğini yaptı.Akşamları yemekten sonra karşımıza geçer o güzelim
çikolataları afiyetle yerdi.Vicdansız bir tane bile vermezdi.Bizde teyzemle
bunun böyle gitmemesi gerektiğini düşünüp plan yapmaya başladık.
Onun evde olmadığı bir gün James Bond çantanın
şifresini bulmaya çalıştık ,bir dak. mızı bile almadı.genelde şifreler
0000000 yada 1111111 olur malum.
İçinden anlaşılmasın diye aynı çeşitten hangisi çoksa onu aldık,çantayı
eski haline getirip teyzemle karşılıklı yemeye başladık.
Sonra
mahallemizin tatlı bakkalı Aliasker
abimize gittik.Hep güler yüzüyle bizi karşılar ne istediniz dıngıli
balalar derdi.Bizde sadece 3 çeşit olan çikolata,gofret ve büsküvi alıp
eve geldik.
Ersan güzelim çikolataları ağzında erite erite yerken bizde aldığımız
şeyleri yiyip acımaklı gözlerle ona bakar masumu oynardık.Arada teyzemle
göz göze gelir gülmemek için kendimizi zor tutardık.
Bizim
bu hain planımız Ersan ın şüpheleneceği güne kadar sürdü.’Ben bu
kadar çok yemiyorum neden azalıyor,yoksa siz mi yiyorsunuz diyince hani bir
söz vardır yavuz hırsız ev sahibini bastırır öyle bir çıkıştık ki
çocuk bize iftira attığı için üzüldü bile.
Çikolatalarını
sayınca artık sona geldiğimizi anladık.Ve son bir defa gözümüze
kestirdiğimiz çikolataları aldık.Ersan
çok kızdı bize ama bizler iki Amazon kadını,pabuç bırakırmıyız
ona .
Ne
yani dostlar biz haklı değil
miyiz?
O
günden sonra bilinç altımın bana oynadığı oyun mu bilemem ama herkese
çikolata dağıtır oldumJ
Malum
Belçika çikolatasıyla meşhur.İsteyen olursa seve seve gönderirim.