CAHİLİN AŞGI

Benım bücürüm, ,
ufağlığım, ceylanım,
Yuğa tenlım, şüşe gözlüm,
gülen üzlüm, kırtik burunlu,
Çırpi bacağli maralım,
O geder cıcığsınki,
Sene; nasıl gıyarım.
Üzen bağanda, uslum geçir.
Ağlıma düşende,
Gafamın içinde, böcükler gezir.
Ellerım gogoç olir.
Ele sanki melemez olirim.
Gulağlarım tutulir,
vuv ! vuv! diye uğulti gelir.
Ne bilim işte hep anbele olirim.
Yıllar öncesıne döneydığ.
Sen; gine iki örükli bir gız olaydın.
Bende, gine fırtığli o uşağ olaydım.
Örüglerındeki kurdele gine gırmızi,
Sende gine çekingen olaydın.
Ao camış ağabeyinde heç olmiyaydi.
Seveydığ birbirimizi eskısi gibi.
Seni alaydım, çayırlara,
tarlalara, ormanlara çığaydım.
Millet bağçasına , sağuğsuya,
acisuya, şırşıra gideydığ.
Gine üzerımıze ğışırik yağaydi.
Sağlanaydın ağacın arğasına,
Seni yalandan ariyaydım.
Doyana geder gezeydığ,
Ama heç doymiyaydığ.
Her şeyi unudaydığ,
Ferhat nan Şirin gibi olaydığ.
Gideydığ Kekligin dereye,
Derenın sularını yoluni açaydım,
senın için !
Ayni filimlerdeki gibi
Sen öbür garşıdan,
bende bu garşıdan
Birbirimize doğri
usul usul goşaydığ.
Ayağlarımızın dibinde sari papatyalar,
boncuğli mor çiçekler olaydi.
Etrafında yemlikler,
guzigulağlari, gımılar,
Yeşil yeşil Sarıgamış otlari,
Her terafta goca goca çamlar,
Çamların arasında, bizim gibi aşığlar.
Ben seni, guzi gibi seveydım,
sende beni, goç gibi seveydın.
Dağlarda, çimenlerde, yaylarda
meliye meliye gezeydığ .
Ruya gibi yaşiyaydığ,
Heç uyanmiyaydığ.
Bir filim olaydığ başliyaydığ,
ama heç bitmiyeydığ
Ben; hep sene bağaydım,
Sende; hep bene bağaydın
Elele tutaydığ.
Gaçaydığ!
Gaçaydığ!
Gaçaydığ!
Heç yorulmiyaydığ.
Duraydığ birez, gözgöze bağışaydığ,
gene gaçaydığ.
Heç ecele etmiyeydığ,
nasıl olsa filimin soni yoğ.
Zamani keşke tersine çevreydığ,
Abu dedığlerimi yaşiyaydığ
Ne olurdi?
Bücürüm, ceylanım,
Maralım, şüşe gözlüm
O ruyayi yaşiyamadığ
Ama sen!
Bende hep yaşiyirsin


İSİMSİZ ŞAİR