GAZZEDE
ÇOCUK
Anne, annem, anneciğim,
kafamı bedenimden ayırdılar
kafam kanıyor anne.
Neden, neden kafam değil,
kalbim acıyor anne.
Daha senin karnındaydım;
Melekler:- sen insansın demiştiler bana.
-Sen eşref-i mahluk.
-Ne demek? Demiştim,
-insan ne demek? En şerefli yaratık ne demek?
sormuştum meleklere.
Onlar da; her şey gibi sende yoktun,
ve her şey gibi sende
yokluk aleminden, varlık alemine çıkartıldın.
Ve sen muhatap alındın
seni güzelce yaratan rabbin tarafından.
En güzel suret sana verildi,
en güzel isim de senin.
Sen insan.
Bütün gördüğün ve görmediğin alemler,
senin emrine verildi.
Sen alemlerin sultanı oldun.
Çünkü sende rabbin,
sevgiyi tasvir etti.
Meleklere sormamıştım,
sahi sevgi nedir? Anne.
Rabbim insanı sevgiden, şefkatten yaratmış,
sahi şefkat nedir anne?
Çelik- çomak oynayacaktım,
oyuncağım elimde kaldı
çeliğim kırıldı, kolum gibi
neden, neden anne kolum değil de
kalbim acıyor anne.
Ben öğretmen olacaktım.
Sevgiyi öğrenip, anlatacaktım
Meleklere söz vermiştim.
- Dünya büyük, dünyada
hepinize yer var demişti melekler,
neden ben dünyaya sığmadım anne?
Sahi melekler; Dünya bir köprüdür,
birkaç saatlik konup göçme yeridir,
seni gerçek hayata götürür demişlerdi.
Ben de; Peki bu köprüden geçip de
asıl vatanıma giderken,
benden istenen nedir? Demiştim.
Onlar da; endişelenme orada
sana lazım her şey var.
Sen köprünün bu başından,
öbür başına, şerefli sevgi köprüsü ol
arkandan gelenler,
senin üzerinden yürürlerken incinmesinler yeter.
Ben… Ben sevgi köprüsü olacaktım,
bütün insanlara anne.
Gücüm kesildi, köprünün başında kaldım,
körpe bedenim param, parça
ama acımıyor,
neden yüreğim acıyor anne.
Meleğin birisi en şerefli insanı(A.S.M)
anlatmıştı bana.
Komşusu olan Yahudi çocuğu görememişti
arkadaşlarının arasında.
-Neden aranızda yok? diye sormuştu.
Onlar da; kuş’u öldü, üzgün demişlerdi.
O(A.S.M) şefkatli insan Yahudi çocuğa
taziyeye gitmişti.
Onu teselli etmişti.
Zulmün gözü kör be anne.
Yahudi çocuğa oyuncağımı verecektim,
teselli edecektim.
Ellerinden tutacaktım, koşacaktım
sevgi köprüsü olacaktım
parmaklarım nerede,
ellerim yok, yok.
Sahi neden yüreğim acıyor anne.
Melek; sevgi ve şefkat
insanın mayasında var demişti,
insanın hamurunda.
-Sen hamurunu, mayanı muhafaza et,
çünkü insan bu hiçbir şeye benzemez,
bir bozuldu mu, canavardan da aşağı bir canavar olur,
unutma.
Ve yine unutma ki,
sevgi ve şefkatin evi kalbindir,
kalbinden akacak, sevgi seli dünyaya.
Ben unutmadım da,
ancak bu insanlar unutmuş anne.
-Sevgini, şefkatini unutursan eğer,
Kahhar bir el yaptığın zulümlerin
intikamını alacaktır demişti,
diğer bir melek.
Anne, annem, anneciğim
Kahhar bir el gözyaşını dindirecek,
ağlama.
Parçalanan bedenim değil de,
neden yüreğim acıyor anne,
neden?
a..nn..!