ŞEYH ŞAMİL OYNARKEN
    (Jand.Uz.kd.Çvş Murathan ATAGÜN'e ithaf edilmiştir)

    Çalanda Şamil'in müziğiyle sen,
    Yerinde durmazdın, dura bilmezdin,
    Titreyen vücudun, o koca gövden
    Oyna diyenleri kıra bilmezdin.
    Git oyna, çık oyna
    Sen oyna balam, sen oyna...

    Öyle ki alkışlar tufan olurdu,
    Oynadığın her yer meydan olurdu,
    Görenler bir yürek, bir can olurdu...
    Bir engel tanımaz, göre bilmezdin...
    Şamil çalsın, gir oyuna...
    Sen oyna balam, sen oyna...

    Bir karakuş gibi, kartal gibisin,
    Çoğuna misalsin, emsal gibisin,
    Şeker, kaymak, bal gibisin,
    Bir vakit gelirim senin toyuna
    Şamil'i çalanda: Sen oyna,
    Balam sen oyna...

    Nebi'de Hacer'in sevdakârıydı,
    Bende senin sevdaların varıydı,
    O günler ki gönlümün tek yarıydı,
    O şölenler, o geceler... Sorarlarsa da ona,
    Derse: Sen oyna,
    Sen oyna balam, sen oyna...

    Yağız balam, şirin balam çok yaşa...
    Güzel balam, civan balam pek yaşa...
    Bilmem kimin gidersen toyuna,
    Ben deyince sen oyna balam, sen oyna...

    Ne güzelsin yakışıklı Dadaşım,
    Ciğerparem, hemşerim, kardaşım,
    Hayalimsin, hayaldaşım, sırdaşım...
    Diyeceğim yok ki daha,
    Sen oyna balam, sen oyna...

    Ben seni tarifte uzak kalıram
    Yüreğime alev, ateş salıram,
    Yüreğim gam, ciğerim gam, hepsi gam...
    Karabağ'ın kurtulduğun duyanda...
    Sen oyna balam, sen oyna...