ŞİNO’nun DESTANI

Yaş otuz beş, yol yarıya varmadan,
Sanki bu dünyada, YALAN CİVANIM.
Gardaş yarasına, merhem sarmadan,
Eylediler bizi, TALAN CİVANIM.  

Kaşlar hilâl, boyu selviler yurdu,
Sığmadı cihana, elemi derdi.
Ne bir kul incindi, ne bir kalp kırdı,
İnsanın gönlünü ÇALAN CİVANIM.
 

Tarif edilmedi, güzel huyların,
Girmedi tabutan, ağabeylerin.
Çağlamaz eyledin, coşkun çayların,
Hakkın umanına, DOLAN CİVANIM.  

Bir diyar büründü, al üste kara,
Lokmanda bulunmaz, bu derde çare.
Sızlıyor yetimler, üç pare, pare
Onlar da çekiyor, ÇİLEN CİVANIM.  

Bakın mezarlığa, var mı dahası,
Civanlar yan-yana, bir de anası.
Ağlar dertli bacı, sızlar babası,
İkisi gurbette, KALAN CİVANIM.  

Dağ-taş dile geldi, bulut ağladı,
Yarasını, topraklarda gizledi.
Sebep zalim, köşe-bucak izledi,
Olanları Hak’tan, BİLEN CİVANIM.  

Lâyık gördüğünü, bırakmaz handa,
Tarumar eyledi, hepsi bir yanda.
Doksan beş senesi, bir Haziran da,
Başak doldurmadan, SOLAN CİVANIM.
 

Gardaş, dünya bize göre değilmiş,
Kahpeler önünde, eyler eğilmiş.
Bir acı yel esmiş, kovan dağılmış,
Ağu’lar karıştı, BALAN CİVANIM.
 

Kul şeytana uyup, şerri bulunca,
Bu mahkeme, Hak Mizana kalınca.
Ben ki ihanete, sırdaş olunca,
Gardaşın derdini, BÖLEN CİVANIM.  

Deruni dert dolan, dere bendedir,
Kabuk bağlamayan, yara bendedir.
Ozan abin diyor; sıra bendedir,
Yolcuyum yanına, GELEN CİVANIM.
                                                           

  Halk ozanı 
Niyazi TAŞ / GEBZE