KAYITLAR  |  MESAJINIZI YAZIN
Gönderen:
Bahattin Koca /Almanya

Yer:
Diğer

Tarih:
12 Mayıs 2012, Cumartesi
18:12

Alıntı Yap: Bahattin Koca /Almanya

Okula Başlama Yaşı, 60-66 Ay

Almanya’da ilkokul müdürleri; ana okullarını ziyaret ederek, yeni öğretim yılında kendi okullarına gelecek çocukların velileri ile toplantı yaparlar.Bu toplantıların birinde, çalıştığım okulun müdürü velilere ısrarla, çocuğunuzun elinden tutun, tabiata götürün, onun gelişmesini sağlayın, demişti.
Bugünlerde velilerin kafalarını, okula başlangıç yaşı kurcalıyor.Velileri bekleyen zor bir karar; çocuk, yaşı dolmadığı halde okula mı başlamalı, yoksa bir yıl daha anaokuluna ya da hazırlık sınıfına mı devam etmeli? Bu kuşkuların giderilmesine bir nebze katkı olması açısından Almanya’daki uygulamayı bilgilerinize sunuyorum.
Yılın 30 Haziran tarihine kadar 6. yasını dolduran çocukların okula kayıtları yapılır. 30 Haziran tarihinden sonra, 6. yaşlarını dolduran çocuklar, velilerinin başvuruları ile okula alınabilirler. Ancak; eğer çocuk 1. sınıfa hazır bir olgunluğa sahip ise. Bu çocuklar; “1. sınıfı yapabilir”, kanaatine varılarak okula kaydedilirler. Bu tarihler, eyaletten eyalete değişebiliyor. Bir eyalette 6. yasını doldurma için Haziran ayı kriter olarak alınır iken bir diğerinde Aralık ayı olabiliyor. Dolayısı ile okula başlama yaşı değişebiliyor. Yaş kriterinin, velinin isteği göz önüne alınarak 5-7 yaş arasında olduğu görülebilmektedir. Bu uygulama neticesinde sınıflarda çocuklar arasında azami 8 aylık yaş farkları görülebilmektedir.
Okula hazır olan bir çocukta şu kriterler aranır:
Çocuk bir saat hareketsiz durabiliyor mu? Konsantre olabiliyor mu? Kendi arzularına set çekebiliyor mu? Dinlediği küçük bir hikayeyi anlatabiliyor mu? Ailesinden birkaç saat ayrı kalabiliyor mu? Serbest konuşabiliyor mu? Tek başına tuvalete gidebiliyor mu? Bir hayvanın resmini yaparken, örneğin 4 bacağını eksiksiz çiziyor mu?
Okulda yapılan test sonucunda veliye; çocuğun ilkokul 1. sınıfa başlayabileceği, çocuğun 1. sınıf için yeterli olgunluğu taşımadığı veya çocuğun ana okulunda bir yıl daha kalmasının onun zayıf yönlerini telafi edebileceği ya da hazırlık sınıfı olan bir okula gidebileceği gibi alternatifler önerilir.
Çocuğu, ilkokul 1. sınıfa ruhsal ve fiziksel olarak hazır olduğu için   okula dilekçe verecek olan velinin, vereceği en doğru karar; okulda öğretmenlerin varacağı sonucu kabul etmesidir. Çocuğun geleceği için, okul ile veli arasında güven oluşmalı ve veli okula güvenmelidir. Benim çocuğum aslında okula başlayabilirdi, ama okul kabul etmiyor ya da benim çocuğum kendisinden büyük çocuklarla aynı sınıfa gidiyor, aslında bu yıl ana okulunda kalıp iyice gelişseydi, türü şikayetlerden kaçınmak gerekir. Çocuk için en doğru kararı, velilerin de görüşlerini alacak öğretmenler vereceklerdir.Bu uygulama ile öğrenciye, bir alt veya üst sınıfa esnek geçiş şansı verilmektedir.
Çocuğu 60-66 ay kriterine takılacak veli için tabiatı ihmal etmeme, çocuğun okula başlama olgunluğunu birkaç ay öne çekebilecektir.
Saygılarımla
Yukarı          
 
Gönderen:
Mükerrem ALADAĞ

Yer:
Erzurum

Tarih:
11 Mayıs 2012, Cuma
11:24

Alıntı Yap: Mükerrem ALADAĞ

Cengiz Bey ; Ağzına yüreğine sağlık harikkasın kitaplarını bekliyoruz

selamlar....
Yukarı          
 
Gönderen:
Mükerrem ALADAĞ

Yer:
Erzurum

Tarih:
11 Mayıs 2012, Cuma
11:20

Alıntı Yap: Mükerrem ALADAĞ

Hülya Hanım; İşlerimin hayli yoğun oluşu münasebetiyle mesajlarıma ve köşe yazarlarının yazı başlıklarına göz atıp geçmek zorunda kalıyorum.
Ancak sizin yazınıza göz atıp geçmek kolay olmadı. Bunca işime rağmen seve seve okudum. Son derece akıcı ve sade bir dille yazmış olduğunuz yazınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum.
Ayriyeten yeni kitabınız hayırlı ve uğurlu olsun. tebrik etmekte geç kaldığım için kendimi suçlu hissediyorum.Selam ve saygılarımla.

                            Mükerrem ALADAĞ
Yukarı Mail: maladag@mynet.com         
 
Gönderen:
Hülya TÜRK

Yer:
Diğer

Tarih:
08 Mayıs 2012, Salı
07:54

Alıntı Yap: Hülya TÜRK

Sevmek mi, Sevilmek mi?


             Maskeli balodan farksız bir toplumda, maskelerin çıkarılmadığı "Ben" ya da "Biz" olamadığımız ortamda, ruhumuzun derinliklerine inen müziğin ritmiyle; bir ileri bir geri, bazen sağa, bazen de sola doğru vals yapıyoruz.
            Gerçek değiliz, sahteyiz. Sevginin her türünde; sevgilimizi, eşimizi, çocuğumuzu, ailemizi, arkadaşlarımızı, dostlarımızı, hayvanları, çiçekleri severken bile sahteyiz. İçimizi saran bencillikten kurtulamıyoruz. Yarını düşünmeden, bugün alacaklarımıza bakıyoruz.
            Düşünmüyoruz yaraladığımız, kırdığımız kalpleri. Bugünün sahte sevgileri, bir insanın kalbini yaralamak için seçilen kurşundan bile en tehlikeli yoldur. Maskelerin ardındaki gerçek ve bencil duygular kontrol altında tutulduğu sürece, biz hep sahte sevgilere kurban ediyoruz benliğimizi. Sahte insanların varlığını bildiğimiz halde etrafımızda varlıklarını devam ettirmelerine izin verdiğimiz sürece bırak sevgilerini, gülmelerini bile doğal bulmuyoruz ve maruz bırakıldıklarımızı onların eliyle hak ediyoruz. Bizi, biz olduğumuz için değil de kendileri için sevdiklerini de biliyoruz. Siyasette, yaşamda, aşk da yaşanan sevgi ve ihaneti; süper star sanatçı kabiliyeti ile o kadar güzel sahneye koyuyorlar ki, muhteşem bir uyarlama içinde; son sahnede öleceğimizi bile bile seyretmeye devam edip "Dur" diyemiyoruz sevginin katillerine. Seve seve öldürülüyoruz. O kadar iyi, o kadar güzel ve haince seviyorlar, öyle bir an geliyor ki her şeyi unutup o sevgiye hayran oluyoruz, sevginin tüm sahteliğini bilmemize rağmen. .
            Sahte bile olsa, insan sevmeden ve sevilmeden yaşayamaz diye düşünenler olabilir.
            Yanılıyorsunuz.
            Sanıldığının aksine; sevilerek değil severek yaşıyoruz. Hayatın anlamını sevmekte buluyoruz. Sevgiyle, saygıyı doğuruyor, saygıyla sevgiyi büyütüyoruz. Sorun; sevilmekte değil sevebilmekte. Sevince, bir insanı ya da bir canlıyı kendi içimizde hissediyoruz, sevilince; kendimizi o insanın içinde buluyoruz. Aslında sevmekle zenginleşiyor iç dünyamız, sevilmekle değil.
            "Sevgi, yaşanacak kadar güzel, fark edilmeyecek kadar doğal, duyulmayacak kadar sessizdir"



            "Taşın altında kaldık ezilmedik, canımız yanmadı, insan eli değdi kalbimize yıkıldık acısıyla." dediğimiz zamanlarda; sevgililerin nefretinden sevgiyi, siyasetçilerin ihanetlerinden sadakati, sevdiklerimizin korkaklıklarından cesareti öğrendik.
            Her canlıyı kalbimize misafir edip, sevebiliriz. Kalbimizden ve sevgimizden eminizdir çünkü. Sevdiklerimizi rahatsız edecek hiçbir şeyi sokmayız kalbimize. Başkasının kalbinde olduğumuzda nelerle karşılaşacağımızı ve hangi tuzakların bize kurulduğunu bilmiyoruzdur her zaman.
            Bizler önce ruhumuzun öldürülmesine izin veriyor, sonra başına geçip ağıt yakıyoruz... Hayatımıza sokacaklarımıza ihtiyaç duymayacak kadar zengin olan benliğimizin farkında değiliz.
            Tüm acılar ve sevinçler bizde gizli. Ölenleri yüreğimize gömdüğümüz gibi yıkılsak da küllerimizden yeniden doğuyoruz. İnsanız çünkü. Hem acıyı hem sevinci yaşıyoruz yan yana... Hatta o kadar acı çekiyoruz ki acı, acı olmaktan çıkıyor elimiz kolumuz gibi bir parçamız olabiliyor.
            Sevmek; Tanrı'nın herkese vermediği, seçilmişlere bahşettiği kutsal bir duygu. Sevilmek her canlının bir şekilde aldığı hediyedir ve "Hiçbir kalp sevgiyle dirilmeyecek kadar ölmüş değildir

Hülya TÜRK
Yukarı          
 
Gönderen:
Hülya TÜRK

Yer:
İzmir

Tarih:
08 Mayıs 2012, Salı
07:53

Alıntı Yap: Hülya TÜRK

Aşka Pervane Ömürler adlı romanımın imza gününde beni yalnız bırakmayan bizzat gelerek telefon ederek ve çiçek göndererek yanımda olan dostluklarını esirgemeyen Tüm Sarıkamış'lı hemşerilerime teşekkür ediyorum.

Ayrıca bu siteden hemşerilerimize duyuru yapan Cemal Atagün kardeşime de sonsuz teşekkürler.
Yukarı Mail: hulya.turk@ttmail.com  Web: www.sarikoza.com       
 
Gönderen:
Bahattin Koca / Almanya

Yer:
Diğer

Tarih:
22 Mart 2012, Perşembe
21:21

Alıntı Yap: Bahattin Koca / Almanya

Hasan Bey,
Yazınız; Nusret Mayın Gemisinin haricinde, günümüzde pek dile getirilmeyen Osmanlı Donanmasının varlığına işaret etmekte. Bu vesile ile ezberimizi bozarak Balkan ve 1. Dünya Savaşında Barbaros ve Turgut Reis zırhlılarının kara ordumuza denizden verdiği moral desteği, Çanakkale Savaşında; kara savunmasının yanında deniz savunmasında da etkili olduğunu hatırlıyoruz, öğreniyoruz.
Barbaros; İmroz ve Mondros Deniz Muharebelerinde, filomuzun bayrak gemisi olarak görev almıştır.
Dedenizin hayatından akıcı bir anlatımla kaleme aldığınız, yakın tarihi bilgilerimizin pekişmesine katkı sağlayan bu ilginç tarihi olayı, zevkle okudum.
Selamlarımla,
Yukarı          
 
Gönderen:
HASAN TERZİOĞLU

Yer:
İstanbul

Tarih:
17 Mart 2012, Cumartesi
08:35

Alıntı Yap: HASAN TERZİOĞLU

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ
“MEHMETLERİN ÖYKÜSÜ”

Her vatan evladının koşarak gittiği asker ocağı.
Anaların ,bacıların kınalar yakarak,babaların,kardeşlerin davul zurnayla halay çekerek,horon teperek gönderdikleri vatan evlatları..Mehmetcikler..

Rize'nin Güneysu ilçeside İSTİKLAL HARBİNDE birçok gencini vatan savunmasında askere göndermiştir.
ÇANAKKALE'de SARIKAMIŞ'da bir çok ŞEHİT vermiş VATAN'ımızın bir köşesi,şirin bir ilçemizdir..
OSMAN oğlu MEHMET'de VATAN borcunu ödemek üzere;Güneysu’dan baba ocağını sevdiklerini bırakıp cepheye koşan MEHMETCİK'lerimizden biridir.
Bahriye askeri olan Mehmet görev yerine teslim olmak üzere yola çıkarken ailesiyle kucaklaşır,helalleşir..Henüz evlenmemiş olan Mehmet;en çok küçük kardeşi;MUHAMMET’i özleyeceğinin sinyalini daha ayrılık anında “kucaklaşmada” verir.

Uzun süre birbirleriene sarılıpta ağlaşan Mehmet ile Muhammet’in bu hali uğurlayanlarada duygu dolu anlar yaşatmıştır.
“Kemençe” seslerine karışan hıçkırıklar ve yakılan türküler ;”yıllar sonra destanlaşan bir zafere yazılmış türkü” olabileceği kimin aklına gelebilirdi.

Potomya’nun deresi coşti yine taşayi
Düşman girmiş yurduma yurekleri yakayi
Helal ede hakkuni anam,babam,kardaşum
Yuruyelum uşaklar,cepe bizi bekleyi
Duşman bizi bekleyi..

İşgal altındaki yurdumuzun her köşesinde,muhakkak ki; bu manzaralar yaşanıyordu..
Büyük komutan; “MUSTAFA KEMAL ATATÜRK”önderliğinde Anadolu şahlanmış,yurdun dörtbir yanından Türk gençleri “Vatanı müdafada” göreve koşuyordu.
İlerleyen yıllarda Muhammetin BARBAROS ZIRHLISI’nda görev yaptığı haberi Rize’deki ailesine ulaşır.
ÇANAKKALE’de seyir etmekte olan zırhlı 8Ağustos 1915 günü kaptan Nasmith komutasındaki İngiliz E-11 denizaltısı tarafından vuruldu.Gemide görevli askerler denizaltıyı görmüş,ama nişan almaya vakit bulamadan 40 mil hızla gelen torpidonun hedefi olmuşlardır.
Geminin orta bölmesindeki cephanenin de tahrip olmasıyla geminin batışı hızlanmıştır.
Yaklaşık 600 kişilik mürettebatın ancak 270’i Sivrihisar ve Basra torpidobotları tarafından kurtarılmış geri kalanlar ŞEHİT olmuştur.
Daha sonralar alınan bilgilere göre;Geminin su almayan bir bölümünden telsizlerle yardım çağrıları 5-6 gün sürmüş daha sonra kesilmiştir.
OSMAN OĞLU MEHMET’inde bulunduğu yaklaşık 330 Bahriyeli ÇANAKKALE’de ŞAHADET MERTEBESİ’ne ermiştir..

Mehmet ile Muhammetin uzun süren birbirlerine sarılıp ağladıkları gün;birdaha görüşemeyeceklerini hissettikleri GÜN’dü..

Mehmet’in Şehit olduğu haberi evine ulaştığın da;sevinç ve hüzün birlikte yaşanmıştı .Henüz askere gitmemiş olan Muhammet; ağabeyinin Şehit haberini “beklediği bir haber “gibi soğukkanlı karşılamış,ardından ne yapabilirim diye planlar yapmaya başlamıştı bile.
Baba Osman efendi ;Şehit olan oğlunun ismini yaşatmak için Muhammetin isminin Mehmet olmasını ister.
Bütün aile fertleri; Muhammet’e Mehmet diye hitap etmeye başlamaları Muhammet’i çok duygulandırıyor,sevindiriyordu.Vatan için bir şeyler yapmak için sabırsızlanıyordu.
Mehmet babasınında iznini alarak İstanbuldaki amcası Ali efendinin yanına gitmek için yola çıkar.
İşgalin sürdüğü İstanbulda Polis memurluğu yapan Ali efendi’nin yanında kalan Mehmet bir zaman sonra Kasımpaşa’da bir arkadaşıyla birlikte lokanta dükkanı açar.
Anadoluyu kuşatan KUVA-İ MİLLİYE ruhu İstanbulda’da gizliden çalışmalar yapılarak yürütülmekteydi.
Mehmet de bu çalışmalarda gencecik yaşına rağmen cesaretle görev almış, İngiliz’lerin “Karaağaç” silah ambarlarına gündüz bir yolunu bulup giriyor,gecenin geç saatlerinde diğer arkadaşlarının yardımı ile çıkardıkları silah ve cephaneleri Anadoluda ki Kuva-i Milliye’ye sevk ederek,silah ve cephane ihtiyacının had safhada olduğu ordumuza bir nebze destek oluyorlardı.

“MUSTAFA KEMAL ATATÜRK” önderliğindeki TÜRK ASKERİ ve ANADOLU İNSANI ‘nın ZAFER haberleri ardı ardına geldikçe,işgal kuvvetlerininde sonu yaklaşmış oluyordu.
TÜRK ASKERİNİN İstanbula ulaşması artık çok yakındı..
Mehmet’de İstanbul’dan Memleketi Rize’ye dönmeye karar verir.İngiliz mavzerlerinden sevk edemediği 8 adet mavzer tüfeğini un çuvallarına saklayarak gemiyle yola çıkar.
Trabzona kadar silahları götüren Mehmet Rize girişinde Jandarma birliklerinin silahlara el koymasıyla kendini karakolda bulur”.Silahları İstanbulda düşman askerinemi teslim etseydim,ben KUVA-İ MİLLİYE’ye çalıştım”desede karşısındaki çocuğa inanmayan yetkililer onu mahkemeye sevk etmek üzere nezarete atarlar.
Olay kısa zamanda bütün Rize’de duyulur.
“8 İngiliz mavzeri ile İstanbuldan Rize’ye gelen Güneysu’lu Mehmet “haberi Rize mebuslarından MATARACI ‘nın dikkatini çeker.
Karakola gelen Mataracı Mehmetle görüştükten sonra ,yetkililere “ben bu çocuğa kefilim.”Ankara’ya telgraf çekip bilgi alınması için ricada bulunur.

Kısa bir zaman sonra Ankara’nın telgrafı Rize’deki yetkililere ulaşır..
Telgrafda aynen şöyle yazıyordu..

BURACA HİZMETİ GÖRÜLMÜŞTÜR.SİLAHLARIN MÜSADERESİYLE ALIKOYULMASINA.KENDİSİNİN SERBEST BIRAKILIP,BİLAHARE İSLAHİ NEFS İÇİN 9 GÜN HAPİS YATMASINA..
M.KEMAL ATATÜRK

(Mehmet;9 günlük bu hapis cezasını yaklaşık 15 yıl sonra SARIKAMIŞ’da çekmiştir.)

Bu olaydan sonra Güneysu’ya gelen Mehmet babasını da kısa bir zaman sonra kaybeder.Askerliğini Trabzon’da yaptıktan sonra tekrar geldiği baba ocağında durmak istemeyen Mehmet 1928 yılında SARIKAMIŞ’a gider.Ömrünün yaklaşık” 50 yılını geçireceği “SARIKAMIŞ’taki yaşamı da başlamış olur.

Burada açtığı dükkanla;o zamanın şartları içinde manifatura , yiyecek ve çay,tütün vs. gibi ürünleri satarak ticaret hayatına başlar.
SARIKAMIŞ’ta kaldığı sürede Kolordu Komutanlığına da gıda ve erzak temini konusunda hizmetleri olur.Çeşitli ticari faaliyetlerle Sarıkamış’ın sevilen.sayılan bir şahsiyeti olmayı başaran Mehmet üç oğlu ve iki kızınıda burada yetiştirerek Sarıkamış’ın Karadeniz kökenli mozaiklerinden biri olmuştur.

1976 yılında Hac farizasını yerine getirmek için Sarıkamış’tan İstanbul’a gelen Mehmet 1982 yılında vefat etmiştir.

MEHMET’LERİN biri ÇANAKKALE’de yatıyor.İsmi; Beşiktaş’daki Deniz Müzesinde ŞEHİTLER bölümünde yazılı..OSMAN OĞLU MEHMET TERZİ

Diğeri de bir zamanlar KUVA-İ MİLLİYE için mücadele ettiği İSTANBUL’da yatıyor.
İsmi Baş ucunda yazılı..HACI MEHMET TERZİOĞLU

Her iki dedem ile gurur duyuyorum..

BU VATANI BİZLERE” CANLARI NI VERME PAHASINA” BIRAKAN AZİZ ŞEHİTLERİMİZ..
SİZLER; VATAN İÇİN GÖREVLERİN EN KUTSAL OLANINI YAPTINIZ..
RUHUNUZ ŞAD OLSUN..
HASAN TERZİOĞLU

Yukarı          
 
Gönderen:
Şuayip ÇELİK

Yer:
Erzurum

Tarih:
07 Mart 2012, Çarşamba
19:39

Alıntı Yap: Şuayip ÇELİK

Şarıkamış şehitleri koyun koyuna Kara toprağın bağrında yatmaktadır.Söylentilere inananlar kendi karanlıklarında kalacaklardır. Beklentileri olanların da adam gibi dürüsçe kafasındaki fikir ,görüş,düşüncelerini açıklamalı,aynaya düz bakmalıdırlar.Sarıkamış efsanesini benliğinde ve bulunduğu ortamda yaşatmak adamların, dürüs şahsiyetlerin işidir.Bir yerlere gelebilmek için mukaddesatımıza gölge düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi deyildir.Memleketimizin bagrından çıkmış tüm mefki,makam sahibi herkesin hata ve eksiklikleri kabullenmeli onlara öyle sahip çıkılmalıdır.Elbise giymekle,sandalyade oturmakla olunmuyor sevgili kardeşlerim....?Tarih yazmak kalemle,söylemle olmaz.Yazılan tarihide deyiştirmek kimsenin haddine deyildir.Neden bu satırlar sevgili kardeşlerim cin olmadan adam çarpmaya çıkan omurgasızlar varda ondan.Bingür hoca bizim mederi ifteharımızdır.Onun gibi burokrasideki her hemşerimiz.Karalamakla ,çamurla asla olmaz kardeşlerim.Elbirliği ile Dans eden karkar diyari ilçemize neleryapabiliriz onun muhakemesini yapalım.Birlikte tekvucut neler daha güzel yapılır.Bunları düşünelim.Sarıçamların narin kokusu ile mutlu yarınlarda buluşalım.
Yukarı          
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
23 Şubat 2012, Perşembe
23:27

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

KIYMETLİ DOSTLAR SARIKAMIŞ SEVERLER
DERİNCE SARIKAMIŞLILAR DERNEĞİNİN VE İZMİT BELEDİYESİNİN ORTAKLAŞA DÜZENLEMİŞ OLDUĞU BİR BEYAZ HÜZÜN SARIKAMIŞ KONULU KONFERANS 28 ŞUBAT SALI GÜNÜ AKŞAMI SAAT 07-30 DA İZMİT (DOLFİN )YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİNDE OLACAKTIR.
    KONFERANSI PR DR SAYIN BİNGÜR SÖNMEZ YAPACAKLARDIR.AYRICA KISA BİR SİNEVİZYON SUNUMUNU İSE ARAŞTIRMACI YAZAR İSMAİL KAHRAMAN YAPACAKTIR.
BÜTÜN SAYIKAMIŞ SEVERLER VE SARIKAMIŞ DOSTLARI DAVETLİDİR VE ÜCRETSİZDİR.
   SAYGI VE SEVGİLERİMLE
Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 
Gönderen:
Güven ÇAPUR

Yer:
Kocaeli

Tarih:
22 Şubat 2012, Çarşamba
11:02

Alıntı Yap: Güven ÇAPUR



YAKINDA VEFAT EDEN SARIKAMIŞLI HEMŞEHRİLERİMİZE ALLAH tan RAHMET , YAKINLARINA SABIRLAR DİLİYORUM.
Yukarı          
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
09 Şubat 2012, Perşembe
23:32

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

SEVGİLİ DOSTLAR,SARIKAMIŞLILAR SARIKAMIŞ SEVERLER
DERİNCE SARIKAMIŞLILAR DERNEĞİNİN VE DERİNCE BELEDİYESİNİN İŞBİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN 1914-1915 OSMANLI RUS HARBİNDE SARIKAMIŞ DAĞLARINDA ÇOĞU DONARAK ŞEHİT DÜŞEN ONBİNLERCE ASKERİMİZİN ANISINA DÜZENLENEN SARIKAMIŞ DESTANI ADLI PROĞRAMA YÜM DOSTLAR DAVETLİDİR. PROĞRAM 11 ŞUBAT CUMARTESİ GÜNÜ SAAT 18 DE FOTOĞRAF SERGİSİ İLE VE İLE BAŞLAYACAKTIR.
   BURADAN SESİMİZİ DUYAN VE SİTEMİZDE BU YAZIMIZI OKUYAN HERKES DAVETLİMİZDİR. SAYGI VE SEVGİLERİMİZLE


                 SARIKAMIŞLILAR DERNEĞİ       YÖNETİM KURULU
     
Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 
Gönderen:
osman selahattin demirkol

Yer:
Diğer

Tarih:
24 Ocak 2012, Salı
22:10

Alıntı Yap: osman selahattin demirkol

Teşekkür
Abim Fahrettin DEMİRKOL’un Rahmeti Rahmana yürüyüşünde ; Bizleri yalnız bırakmayarak cenazemize katılan İstanbul il genel meclis başkanı , Hasan Hüsamettin koçak, Ak Parti grup başkanı, İsmail Yıldız, Pendik, tuzla, kartal, Maltepe ve diğer ilçelerin ak parti il genel meclis üyeleri, Tuzla Chp il genel meclis üyeleri,Çelenk gönderen Chp. grup başkanlığı, il genel meclis daire başkanları, Pendik Ak Parti ilçe başkanı Turgay Kılıç, Pendik Ak parti Belediye Başkanı Salih Kenan Şahin, Belediye başkan yardımcıları, Ak Parti meclis üyeleri, Ak parti Pendik ilçe Ynt.Krl. üyeleri , Mah Bşk.ları. ve teşkilat mensupları, Tuzla Ak Parti ilçe başkanı Mustafa Ataş, Tuzla Ak Parti Bel.Bşk. Şadi Yazıcı, Ak Parti Tuzla ilçe Ynt. Krl. Üyeleri, Mah. teşkilat mensupları, Mhp. Pendik ilçe Bşk. Erdinç Kılıç, İstanbul Ak Parti Millet vekili Erol Kaya, Telefonla arayan İstanbul Ak Parti Millet vekili Metin Külünk, Bartın Ak Parti Millet vekili Yılmaz Tunç, İl genel meclisi genel sekreteri Sabri Kaya, Suffa vakfından Mustafa Kahraman, Sarıkamışlı Hemşehrilerimiz, Yusuf Ekinci, Yavuz Ekinci, Necati Demirci, Şerafettin Söğütçü ve burada adını zikredemediğimiz cenazemize katılan Pendik eşrafı, yakın dost ve tanıdıklarımız ile uzaktan ve yakından gelen akrabalarımıza teşekkür eder ve bu günde bizi yalnız bırakmayan dostlarımızın Bil cümle ahirete intikal eden yakınlarına rabbimden rahmet dilerim. Osman Selahattin Demirkol. Ak Parti İstanbul İL Genel Meclis Üyesi
Yukarı Mail: demirkol__@hotmail.com         
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
05 Ocak 2012, Perşembe
22:44

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

H.EMRE DÖŞKAYA
YÜKSEK MAKİNA MÜHENDİS
1987 YILINDA SARIKAMIŞ DA DOĞDU.İLKOKULU SAKARYA-KARASU İSMET İNÖNÜ İLKÖĞRETİMDE TAMAMLADI.
5.SINIFDA SINAVA GİREREK ÇORUM FEN LİSESİNİ KAZANDI. DAHA YAŞI VE VÜCUT YAPISI KÜÇÜK OLDUĞU DOLAYISIYLA VE AİLESİNDEN AYRI KALAMAZ DÜŞÜNCESİYLE SÜPER LİSENİN SAYISAL BÖLÜMÜNE KAYIT YAPTIRDI. LİSEDE OKUL 2.Sİ OLARAK MEZUN OLDU.   AYNI YIL ARKADAŞLARININ ETKİSİNDE KALARAK HATAY MUSTAFA KEMEL ÜNÜVERSİTESİNE KAYIT YAPTIRDI. 4 SINIFDA TÜBİTAK İLE ORTAKLAŞA DÜZENLENEN GÜNEŞ ENERJİSİ PROJE YARIŞMASINDA OKULUNU TEMSİL EDEREK TASARIM ÖDÜLÜ ALDI. TASARIM YAPTIĞI ARAÇ SİTEMİZİN GİRİŞ PORTALINDA AMAANOS ADI YAZILARAK OKUL REKTÖRÜ,ÜNÜVERSİTE DEKANI İLE ÇEKİLMİŞ OLAN RESİMDE GÖRÜLMEKTEDİR..AYRICA AYNI YIL ANKARADA YAPILAN GÜNEŞ ENERJİLİ ARAÇ PROJESİNDE ÖDÜL KAZANDIM. OKULU BAŞARI İLE BİTİRDİM, VE KENDİ OKULUNDA 2 YIL HEM OKUTMAN OLARAK DERSLERE GİRİPHEM DE YÜKSEK LİSANSIMI TAMAMLADIM. ÜLKEME DAHA FAYDALI OLABİLMEK VE KENDİMİ YETİŞTİRMEK DÜŞÜNCESİ İLE.2 YILLIĞINA AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNE EĞİTİM AMACIYLA GELDİM.. EN YAKIN ZAMANDA ÜLKEME DÖNECEĞİM BURADAN TÜM ÜLKEME SARIKAMIŞ SEVER DOSTLARIMA SEVGİ VE SAYGILARIMI SUNUYORUM..
NOT.ŞUNU İLETMEK ASIL GÖREVİM BANA BU EĞİTİMDE EN BÜYÜK DESTEĞİ VEREN AİLEME ÖZELLİKLE BABAM AYHAN DÖŞKAYA NIN ELLERİNDEN ÖPERİM. DAHA BU GÜNE KADAR BİZİM İÇN ÇALIŞIR.
ELLERİNDEN ÖPÜYORUM.
sevgili cemal bey belki sizde böyle bir tanıtım yok ama isterseniz koyun siz bilirsiniz selamlar
Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 
Gönderen:
Oktay YAVLAL

Yer:
Kütahya

Tarih:
04 Ocak 2012, Çarşamba
13:35

Alıntı Yap: Oktay YAVLAL

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNİN İSMİ DEĞİŞTİRİLMEK Mİ İSTENİYOR?

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ üzerinden hesap yapmak, kişisel bazı problemler, kızgınlıklar ve kaprisler uğruna hareket ederek Sarıkamış'ı cezalandırmaya dönük kasıtlı ve anlamsız bir tavır içerisine girmenin doğru bir tavır olmadığını ifade etmek isterim.

Aralık ayı içerisinde yapılan ve resmi olmayan SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNİ anma programında, Sarıkamış Halkını cezalandırmak adına Sarıkamış ilçe merkezinin özellikle program dışı bırakılması çok düşündürücüdür.
Erzurum il merkezinden hareket edilerek Bardız, Şenkaya ve Göreşken çevresinde bulunan şehitliklerde anma programı düzenlenmiştir. Anma programının hiçbir noktasında Sarıkamış yer almamıştır.
Anma Programı icra edilirken "Allahuekber Dağlarına"atıfta bulunularak ALLAHUEKBER ŞEHİTLİKLERİ tabirinin baskın bir şekilde kullanılmış olmasını bir Sarıkamış'lı olarak hazmedemiyorum, kabullenemiyorum. "SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ" veya "SARIKAMIŞ ALLAHUEKBER ŞEHİTLERİ" tabirleri yıllardır kullanıla gelmiştir.
Sarıkamış Dayanışma Gurubunun Başkanı Sayın Bingür SÖNMEZ Beyefendinin, geçmişe dönük Kars Valisi, Sarıkamış Belediye Başkanı ve bazı yerel idarecilerle yaşadığı problemler nedeniyle, kişisel ve mesleki popüleritesinin sağladığı medya desteği ile SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ tabirini ve anma programına Sarıkamış merkezden start verilmesi geleneğini, değiştirmeye dönük bir tavır sergilendiğini görmekteyiz.
Sarıkamış ve Kars Halkı, kendi bağrından çıkmış dünya çapında ün yapmış, kendisinden övgüyle gurur duyduğu başarılı bir evladının böylesine basit ve kişisel egosuna dönük bu tavrını asla kabullenememiştir.
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNİN ülkemizin her vilayetinde anılmış olması, şehitlerimize karşı millet olarak ortak görevimizdir.
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNİN Erzurum'da anılmış olmasından da son derece gurur duyarız.
Vatanperver Erzurum'lu Dadaşlar bütün şehitlerimizi başlarının tacı yapmışlardır. Bundan bir rahatsızlığımız söz konusu değildir.
Şehitlerimizin anıldığı vilayetten ziyade Sarıkamış üzerinde oynanan farklı bir tertibin var olması, Sarıkamış'lılar olarak bizleri son derece rahatsız etmektedir.

Bu kutsal topraklar için şehadet şerbetini için şehitlerimiz, tüm Türkiye'nin ve bu aziz milletimizin ortak şehitleridir. Osmanlı coğrafyasının her karış toprağından gelen gençler, her türlü zor koşullara, imkansızlıklara rağmen vatan savunması için canlarını seve seve feda etmişlerdir.
Her bakımdan donanımlı ve yerleşik rus donanması ile savaşarak, şehadet şerbetini içen bu şehitlerimizin son nefesinde Allahüekber nidasıyla şehit düştüğü vatan toprağının adıdır SARIKAMIŞ.
Yerleşik rus karargahını, her koldan abluka altına alan ordumuzun, saldırmak için uygun bir zaman dilimini beklerken, olumsuz hava koşulları neticesinde şehadete erdiği anda, bedenine kardan beyaz kefen giydirdiği coğrafyanın adıdır SARIKAMIŞ.
Ordu içerisinde Osmanlı coğrafyasının her karış toprağından yağız delikanlılar vardı. Fakat bu şehitlerimizin savaştığı, Şehadete erdiği son nokta, ana cephe SARIKAMIŞ'TIR.

Şehitler, aziz milletimizin ortak şehitleridir. Fakat savaşın vuku bulduğu bölge itibariyle bu şehitler "SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİDİR"ve tarih sayfasında da bu isimle yerini almıştır

Ülkemizin her karış toprağında rahmet ile anılan ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİ bir başka isimlendirme ile anmak mümkün değildir.

Bizi en çok üzen SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ tabirinin ismen yıpratılmadan devam etmesidir.
Medyatik olmanın popülaritesi kullanılarak böylesi bir isim aşındırma veya yeni bir isme alıştırma planından acilen vazgeçilmelidir.

Ne yapılmak isteniyor? Anlamış değilim. Şehitlik mertebesinin çok üstün bir takva olduğuna inanan bir milletin mensuplarıyız. O zaman'ki koşullar içinde milletimizin bütün unsurları türkü, kürdü, arabı, lazı, çerkezi ile topyekün ve kahramanca bir mücadele verilmiştir.
Nereden geldiğine, kim olduğuna, hangi etnik kökenden olduğuna bakılmaksızın, askerlerimiz koyun koyuna şehadete ermişlerdir.

Askerlerimizin bu kahramanca mücadelelerinin neticesi hazin bir sonda olsa, bu kahramanların verdiği mücadeleyi küçük düşürme gerekçesi sayılamaz. İnsanın vatanı için canını vermesinin ötesinde daha değerli ne olabilir ki?

Daha önceki aylarda Sayın Bingür SÖNMEZ Beyefendinin, bazı televizyon programlarında bazı askerlerimizin savaştan kaçtığını söyleyecek kadar ileri gidilmesi bu vatanperver Sarıkamış halkının bir bölümünü itham altında bırakmıştır. Küçük düşüren bu açıklamalardan dolayı ilgili olan tüm herkesin Sarıkamış Halkından öncelikli olarak özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum.

Sarıkamış Şehitlerini anma programını düzenleyenlerin, birlik ve beraberliğimize dönük mesajlara cansuyu gibi ihtiyaç duyulduğu bir dönemde "tarihi gerçekler böyledir" diyerek, Sarıkamış Halkının etnik olarak bir kısmının ihanetle suçlandığı ifadelerin, hafızalarımızda kayıtlı olduğu unutulmamalıdır.

Savaş sırasında Sarıkamış'taki yerleşik ailelere karşı suçlayıcı, Sarıkamış halkını ayrıştırıcı, küçük düşürücü, yerel halk nezdin de öfke kabarmasına sebebiyet verecek bazı ifadelerden dolayı herhangi bir açıklama yapılmaması ve özür dilenmemesi de Sarıkamış halkını çok derinden üzmüştür.

Kişisel bazı kaprisler ve husumetler neticesinde "SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNİN" adını değiştirmek, komşu ilimiz Erzurum'a çekmek yönünde bir temayül olduğunu görmekteyim. Buna hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.

97 yıl önce Sarıkamış Allahuekber Dağları'nda şehit düşen 90 bin Körpe Fidan için Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi'nin ortak organizasyonuyla "TÜRKİYE ŞEHİTLERİYLE YÜRÜYOR" 06-08-Ocak 2012 tarihleri arasında anma programı düzenlenecektir.
Sayın Valimize, Sayın Kaymakamımıza, bu organizasyon konusunda özel bir hassasiyete sahip olan Sarıkamış Belediye Başkanımız Sayın İlhan ÖZBİLEN Beyefendiye, çalışmaları ile çok büyük takdir kazanan Kızılay Başkanımız Sayın Mir Hasan TAŞ Beye bir Sarıkamış'lı hemşerileri olarak teşekkür ediyorum.

Saygılarımla.

Oktay YAVLAL
Yukarı          
 
Gönderen:
Oktay YAVLAL

Yer:
Kütahya

Tarih:
31 Aralık 2011, Cumartesi
16:52

Alıntı Yap: Oktay YAVLAL

YENİ YIL VE FETİH GECESİ KUTLAMASI

Saygıdeğer Büyüklerimin ve Hocalarımın,
Sevgili Arkadaşlarımın, Dostlarımın,
Kıymetli Hemşerilerimin
Tüm Milletimizin;
Yeni yıla girerken sağlıklı, huzurlu ve mutlu olmalarını canı gönülden diliyorum.
Milletimizin tüm unsurlarının birbirlerini hoşgörü, sevgi ve saygı ile anlayabileceği, önyargılardan uzak bir yıl diliyorum.

Sağduyu aklın kapıcısıdır. Görevi: Kuşkulu fikirlerin içeri girmesine, ve de dışarı çıkmasına engel olmaktır. Yeni yılın hepimize mutlu, sağduyulu ve sağlıklı günler getirmesini diliyorum.

İnsan, kendisine sunulan armağana kalbi ile birlikte tefekkür ederek cevap vermezse ne değeri vardır? Yeni gelen her yıl Allah'ın bizlere verdiği armağanlardır.

Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu yeni bir yıl olmasını diliyorum.

Mutlu insan sevgisine ve kendisine güvenendir. Sevgi, bütün kapıları açan bir anahtardır. Yeni yılda hepimize sevgi dolu günler diliyorum.

Başaramadığınız zaman düş kırıklığına uğrayabiliriz ancak, yeniden denemeliyiz umudumuzu kaybettiğimiz zaman işte o zaman bizim için her şey bitmiş demektir. 2012 yılının ülkemiz, ailemiz ve hepimiz için mutlu ve başarılarla dolu bir yıl olması dileğiyle.

Şeker gibi tatlı, masal gibi güzel bir yıl diliyorum.

Yeni yıl ile birlikte Türk İslam Alemininde Fetih Gecesini en kalbi duygularım ile kutluyorum.

Sevgi ve Saygılarımla

Oktay YAVLAL
Yukarı          
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
27 Aralık 2011, Salı
21:09

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

TÜRKİYE’NİN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMINI İNKARA CEZA KARARINA CEVABI NE OLMALI
Fransa Meclisi, 22 Aralık 2011’de “yasalarca kabul edilmiş soykırımların inkarını yasaklayan ve bu suçu işleyenlerin 1 yıl hapis ile 45.000 euroya kadar para cezasına çarptırılmasını öngören” kanun tasarısını 50 milletvekilinin katıldığı oturumda, düşünce özgürlüğüne kelepçe vuran 38 evet oyu ile kabul etti. Zaten çoğu batılı 23 ülkenin parlamentosu Ermeni Soykırımını kabul etmişti, ancak Fransızlar haddi aştı. Türkiye şimdiye kadar tepkisini sadece sert sözlerle dile getirdiği için, süreci doğru yönetemedi. Çünkü Batılılar sadece eylemden anlar, sert konuşmaları “içerde halkın gazını almak için” diye yorumlar. Eşzamanlı olarak TBMM “Fransızların Cezayir'de yaptığı soykırımı görüşseydi” durum değişirdi. Türkiye batılılar tarafından soykırıma maruz kalan milletleri ateşleyip, onların meclislerinden de soykırım kararları çıkarsaydı; her şey farklı olurdu ve bu konu dünya gündeminden çıkardı.

Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu (Türk Tarih Kurumu E. Bşk.) 2004’de Winterhur’da düzenlenen bir konferansta, Ermeni iddialarının aksini savunan bir tebliğ verince, İsviçre makamları hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. İsviçre Mahkemesince yargılanmış ve 2007’de 90 gün ertelenmiş hapis cezası ve 3000 Frank para cezasına çarptırılmıştı.

Elbette tüm bunlara “hepimiz Ermeni’yiz diye sokaklara dökülenler, Eurovision şarkı yarışmasında Ermenilere 12 tam puan verenler, yazdıkları kitaplarda soykırımını kabul ettiklerinden Nobel Barış Ödülü alan dönmeleri devletin zirvesinde ağırlayanlar, Van Akdamar Kilisesi’ni onarıp çan sesleri eşliğinde uçakla Ermeni getirenler, komşularla sıfır sorun diye Ermenistan’a gidip “tek millet, iki devlet olarak gördüğümüz” Azerbaycan’ı üzenler, Türkiye-Ermenistan Milli Maçına Azerbaycan Bayrağı sokmayıp Sarkisyan’ı baş köşede ağırlayanlar, AB Mahkeme kararlarını kabul edip fethettiğimiz toprakları geri verenler, Ermeni asıllılara siyasi partilerinde yer verip önemli devlet memurluklarına atayanlar, Ermenilerin ülkemizde kaçak çalışmasına göz yumanlar, Ermenilere soykırım yapıldı diyen satılmış kalemleri gazete-dergi ve televizyonlarının baş köşelerine taşıyanlar” neden olmuştur.
Asırlarca birlikte yaşadığımız ve Osmanlının “sadık tebaa” dediği Ermeniler; kendilerini eski Lidya Krallığının varisi saymakta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri üzerinde hak iddia etmekte, Van-Bitlis-Diyarbakır-Tunceli-Erzincan-Artvin İllerinin Batı Ermenistan olduğunu söylemekte ve Van'ı Başkent olarak görmektedir. Özgürlük beyannamesi ve anayasasında topraklarımızı “işgal altında olan Ermenistan” olarak belirtmişlerdir. Türkiye “Rusya Bolşevik İhtilali nedeniyle çekilince” 1920 sonlarında Ermenileri mağlup etmiş ve 16 Mart 1921 Moskova, 13 Ekim 1921 Kars antlaşmaları ile doğu sınırını çizmiştir. Fakat Ermenistan bağımsızlığına kavuşunca Rusya ile imzalanan Kars Antlaşmasını kabul etmemiş ve Türkiye’nin sınırlarını tanımamıştır. Türkiye’nin akan Türk Kanını durdurmak için Kıbrıs’a yaptığı haklı müdahaleden sonra ASALA Terör Örgütü’nün eylemleriyle 50 Diplomatımız Şehit etmiş, fakat alınan karşı tedbirler sonucu pusmuştur. Azerbaycan Savaşında yine bir çok Türkü “Rusya’nın desteğiyle” katletmiş, Karabağ’ı işgal etmiş ve Türkiye’nin Türk Dünyasıyla olan kara sınırını (Laçin Koridorunu) kapatmıştır.

Emperyal güçlerin desteklediği Ermeni ve Terör Örgütleri her zaman iç içe olmuşlar, bir tahterevalli siyaseti içinde birlikte hareket etmişler ve biri sönünce diğer alevlenmiştir. PKK ile ASALA 1975’de Lübnan’ın Sayda Kentinde aynı anda kurulmuş ve 1978’de dünyaya “İşgal altındaki Ermeni ve Kürt topraklarını T.C. Devletinden geri almak için ortak eylem yapacaklarını” birlikte beyan etmişlerdir. Apo ifadelerinde “Ermenistan’ın PKK’ya her türlü faaliyette bulunma serbestisi verdiğini, Roya Taze ve Botan Redaksiyon gibi dergilerin basım ve dağıtımına yardımcı olduğunu ve Kürtçe yayın yapan bir radyo kurduğunu“ söylemektedir. Ermeni yayın organı Droşak, Kürt-Ermeni ortak dayanışma ve mücadelesi konusunda çağrı yapmıştır. II. Meşrutiyet’i takiben Ermeniler ile Teröristlerle “birlik ve beraberlik” sloganı ile ortak mitingler düzenlemişlerdir.Birinci Dünya Harbi esnasında Ermeni Çetelerini kuran, silahlandıran, donatan, Osmanlıya karşı isyana teşvik eden ve cinayet işleterek kendi menfaatleri doğrultusunda kullanan güçlerin başında; Fransa, İngiltere, ABD ve Rusya gelmektedir. Maraş kahramanlığını, Antep Gaziliğini, Urfa Şanlılığını Fransız işgaline karşı verdikleri mücadele ile kazanmışlardır. Ermeniler kurdukları Ermeni Teali Komitesi, Hınçak-Taşnak vb. kuruluşlar ile Türk Milletini yedi düvele karşı İstiklal Savaşı verdiği nazik bir dönemde arkasından hançerlemiş ve özellikle Doğu Anadolu Bölgesinde büyük katliamlar yapmıştır. Bize duydukları kin ve nefret o kadar büyüktür ki; yaşlı-genç, kadın-erkek ayrımı yapmadan önüne çıkanı öldürmüş, kadınların bebelerin başını kesip anaların göğsüne dikmiş, , köylüleri içindeki tüm canlılarla (hayvanlar dahil) ateşe vermiş, milleti camilere doldurup diri-diri yakmış, insanları fırınlara sürmüş ve ölüleri çukurlara atmışlardır. Hala Türkiye’nin birçok yerinde Şehitlerimizin Toplu Mezarları bulunmaktadır. Bu Türk Milleti’nin tarih boyunca garg olduğu en büyük acı ve gelecek nesillere anlatıp diri tutmamız gereken derin bir yaradır. Bu yüzden Mehmet Akif “ALLAH bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” demiştir. Dolayısıyla hadise soykırım değil, iki tarafın da kayıp verdiği ve ızdırap çektiği bir çatışmadır. Osmanlı tehcirde yanlış yapanları uluslararası gözlemci bulunan tarafsız bir mahkemede yargılamış ve suçu olanları cezalandırmıştır. Her iki millette meydana gelen olayları kaşıyarak insanları daha fazla üzmemeli, kin ve nefret tohumları atmayı bırakmalı ve konuyu siyasilere değil, resmi belgelere dayalı çalışan tarihçilere bırakmalıdır.En azından ben böyle düşünüyorum.

AYHAN DÖŞKAYA
Yukarı Mail: ayhandoskayaqhotmail.com         
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
26 Aralık 2011, Pazartesi
00:25

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

Mezarlarını arayan Sarıkamış şehitlerinin
gizli kalmış günlüğü

Kütüphanemde, senelerden beri itina ile sakladığım bir günlük vardır: 1914’teki Sarıkamış faciası sırasında Allahuekber Dağları’nda eriyip giden 3. Ordu’nun kumandanı Hafız Hakkı Paşa’nın günlüğü...
Bugüne kadar bırakın kitap haline getirmeyi, bir yazıda bahsetme fırsatını bile bir türlü bulamadığım bu günlüğün bazı bölümlerini, öncülüğünü seneler boyu binlerce kişiye

hayat veren Sarıkamış doğumlu kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez’in yaptığı ‘90. yılda 90.000 şehit anılıyor’ sloganıyla başlayan Sarıkamış programı sayesinde yayınlayabiliyorum. İşte, Sarıkamış faciasının sorumlularından olan Hafız Hakkı Paşa’nın kaleminden Birinci Dünya Savaşı’na girişimizin ve Allahuekber Dağları’nda yaşanan büyük hüznün öyküsü...


SARIKAMIŞ’taki şehitlikte bugün büyük bir heyecan rüzgárı esmekte... Karlarla kaplı Allahuekber Dağları’nda 1914 Aralık’ının son günlerinde yaşanan, tarihlerimize ‘Sarıkamış faciası’ diye geçen ve onbinlerce Mehmetçik’in canına málolan büyük bozgunun 90. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen anma törenine katılan binlerce kişi, şu anda şarkılarla, marşlarla ve dualarla şehitlerimizi yádediyorlar.

Öncülüğünü bugüne kadar binlerce kişiye hayat veren Sarıkamış doğumlu kalp cerrahı Bingür Hoca’nın yani Prof. Dr. Bingür Sönmez’in yaptığı ‘90. yılda 90.000 şehit anılıyor’ sloganıyla başlayan böylesine geniş çaplı Sarıkamış programı, bana kütüphanemde senelerden beri itina ile sakladığım bir günlükten sözetme fırsatını verdi: Sarıkamış bozgununun önde gelen isimlerinden olan Hafız Hakkı Paşa’nın günlüğünden...

‘Sarıkamış bozgunu’nun ayrıntılarını bilmeyebilirsiniz, zira bahsi pek geçmeyen bir faciadır, bu yüzden kısaca anlatayım:

Kars ve Ardahan, ‘93 Harbi’ diye bilinen 1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Ruslar’ın eline geçmiş ve Sarıkamış kasabasına kuvvetli bir Rus garnizonu yerleştirilmişti.

SARAYIN DAMATLARI
Birinci Dünya Savaşı’na girmemizden hemen sonra, o günlerde devletin en güçlü adamı olan ve ‘Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili’ ünvanını taşıyan Enver Paşa, Anadolu’nun doğusunu Rus işgalinden kurtarıp Kafkaslar’a uzanabilmek için Sarıkamış’ı hedef alan bir harekát hazırlığına girişti. Paşa’yı bu harekáta yönlendirenlerin başında, onun gibi ‘sarayın damadı’ olan bir başka asker, Albay Hafız Hakkı Bey vardı.

Ve, çoğumuzun hálá bilmediği bir husus: Türkiye’nin o günlerdeki genelkurmay başkanı Türk değil, bir Alman generaliydi: General Bronsart von Schellendorf!

Enver Paşa, diğer kumandanların ‘ordu hazırlıksız, üstelik kış bastırmak üzere’ yolundaki uyarılarına dinlemedi, Erzurum’a gitti, komutayı üstlendi, 10. Kolordu’nun başına Albay Hafız Hakkı Bey’i getirdi ve harekát 22 Aralık 1914’te başladı. İşin sonunun kötü olacağını kestiren bazı komutanlar, o günlerde ardarda istifa etmişlerdi.


DAĞLARA TIRMANDILAR
Paşa’nın savaş plánına göre, üç kolordudan meydana gelen 3. Ordu’nun bir bölümü Allahuekber Dağları’nı yürüyerek aşacak ve Sarıkamış kuşatılacaktı. Ama bazı komutanların ‘Sarıkamış’a ilk giren olma’ hayaliyle kendi başlarına harekete kalkışmaları, Hafız Hakkı Bey’in kaçan Rus birliklerini takip ederek kuşatma hattını lüzumsuz yere genişletmesi ve onbinlerce askeri kışlık elbiseleri olmadan karlarla kaplı Allahuekber Dağları’na tırmandırması büyük feláketi getirdi.

Birliklerimizden bazıları Sarıkamış’a girmeyi başarmalarına rağmen Ruslar tarafından yokedildiler ama asıl facia dağlarda yaşandı: Ruslar’a karşı henüz tek bir kurşun bile atmamış olan onbinlerce askerimiz soğuktan donarak sonsuz bir uykuya daldı, binlercesi de tifüsten kırıldı. 25 ve 26 Aralık günlerinde vaziyetimiz çok daha kötüleşti ve 3 Ocak’ta artık herşeyin bittiğini anlayan Enver Paşa, Albay Hafız Hakkı Bey’i ‘Paşa’ yaparak 3. Ordu’nun başına geçirdikten sonra Erzurum’a döndü. Daha birkaç gün önce onbinlerce askeri Allahuekber Dağları’na süren Hakkı Paşa 4 Ocak’ta geri çekilme emri verecek ve Sarıkamış harekátı böylesine büyük bir hüzünle noktalanacaktı.

GÖRÜLMEMİŞ SANSÜR
Enver Paşa, Erzurum’dan İstanbul’a dönüşünde Türkiye’de örneğine bugüne kadar bile rastlanmamış olan bir sansür uyguladı ve basında Sarıkamış harekátı ile ilgili olarak tek bir satır haber yahut resim çıkmadı. Sansür öylesine yoğundu ki, halk, Sarıkamış’ta nelerin yaşandığını seneler sonra öğrenebilecekti.

Ders kitaplarında bile sadece birkaç satırla geçiştirilen ama bizler için aslında Çanakkale Savaşı kadar önemli olan Sarıkamış faciası, Prof. Dr. Bingür Sönmez’in senelerdir devam eden çabaları sayesinde gündeme bu sene böyle yoğun bir şekilde geldi ve çoğumuz belki farketmedik ama, bu hatırlayış Türkiye’de bir ilke de öncülük etti: Şimdiye kadar sadece zaferlerini ve mutlu günlerini hatırlayan Türkiye, geçmişindeki bir bozgun feláketini de ilk defa Bingür Hoca’nın sayesinde anıyor!

Prof. Bingür Sönmez neşteriyle bugüne kadar binlerce kişiye hayat vermişti, öncülük ettiği Sarıkamış organizasyonuyla da şimdi onbinlerce şehidin ruhunu şádetti.

Hakkı Paşa cephede öldü karısı sürgünde can verdi

HAFIZ Hakkı Paşa, sorumlularından olduğu Sarıkamış faciasını 16. asırda düşmanlarına esir düşen Fransa Kralı Birinci Fransuva’nın ‘Şereften başka herşey mahvoldu’ cümlesiyle özetlemişti.

1879’da Manastır’da doğan Hafız Hakkı Paşa, 23 yaşında kurmay yüzbaşı oldu, Balkanlar’daki çetelerle uğraştı, bir ara Viyana’ya askeri ataşe olarak yollandı ve 1914’te henüz yarbay iken Genelkurmay İkinci Başkanlığı’na getirildi.

7 Aralık 1914’te Kafkas Cephesi’ndeki 10. Kolordu’nun kumandanı oldu ve Sarıkamış bozgunundan sonra ‘Paşa’ yapılarak 3. Ordu’nun kumandanlığına tayin edildi. Ancak paşalığı 1,5 ay kadar sürecek, akıbeti Alahuekber Dağları’nda can veren askerlerin akıbetiyle aynı olacak ve tifüse yakalanan Hafız Hakkı Paşa hayata 1915’in 15 Şubat’ında, Erzurum’da veda edecekti.

‘Vicdani’ takma adıyla gazetelere çok sayıda makale yazan, ‘Şanlı Asker’ ve ‘Bozgun’ adında iki de kitabı olan Hafız Hakkı Paşa, Sultan Beşinci Murad’ın torunlarından Behiye Sultan ile evlenmiş ve ‘Dámád-ı Şehriyári’, yani hükümdar damadı olmuştu. Kocasının hatırasına hayatının sonuna kadar sıkı sıkıya bağlı kalan Behiye Sultan, 1924’te Osmanlı Hanedanı’nın bütün mensuplarıyla beraber Türkiye’den sürgüne gönderilecek ve hayata 1940’lı senelerde Kahire’de büyük bir yokluk içerisinde veda edecekti.

Hafız Hakkı Paşa’nın Osmanoğlu ailesi vasıtasıyla bana intikal eden günlükleri, 1915’in 12 Ocak günü yazılan satırlarla nihayete eriyor, zira Paşa, o tarihten itibaren kendisini ölüme götürecek olan hastalığın pençesine düşmüş bulunuyor.

Aşağıda, Hafız Hakkı Paşa’nın günlüklerinden Birinci Dünya Savaşı’na girişimizin ve Sarıkamış Harekátı’nın öncesi ile sonrasının anlatıldığı bazı bölümleri, diline ve üslubuna dokunmadan naklediyorum:

KASIM 1914: Mateessüf, sabah, donanmamızın düşman donanmasıyla harbe tutuştuğu haberi geldi ve hemen Alman erkán-ı harbiyyesi (genelkurmayı) ile temas edildi. Mezkur erkán-ı harbiyyenin bizden şunları istediğini anladık:

- Hemen, Karadeniz’de hareket.

- Mısır istikametinde mümkün mertebe çabuk ilerlemek.

- Cihad-ı mukaddes (kutsal savaş) ilán etmek.

Ben, bunların üçünü de saçma addediyorum fakat ne yapayım? Madem ki müttefik? Dik Alman kafasına láf anlatmak da kabil değil. Bir kerre de harp başlamış! Artık olacak!

Harp nasıl başladı: Donanma kumandanına şöyle bir emir hazırlanmış idi: ‘Rus donanmasını mahvederek Karadeniz’de hákimiyet kazanınız’. Bu emir, benim kasamda duruyordu. Ancak icabında ve zamanında verilecekti. Bizim hareketimizden evvel, Nazır (Harbiye Nazırı Enver Paşa) emri istedi. ‘Şuson’a (Alman amirali) vereceğim. Kapalı bir zarf içinde. Lázım olduğu zaman emri aç! diyeceğim’ dedi. Ben şüphelendim, rica ettim, dinlemedi.

Halbuki, iş büsbütün başka türlü imiş ve Şuson kendisi Alman kafasıyla yapmış, etmiş, bizi vakitsiz bir harbe sürüklemiş. Bundan sonra artık vaziyeti selámete çıkarmak için canla-başla çalışmak lázım.

ARALIK 1914: Hastaların yemekleri ve háli bir türlü düzelemiyor. Bugün yine birçok adam dövdüm ve derken yine bir feláket karşısında bulundum:

Hastahane yanında bir hasta nefer, titrek ayaklarıyla matarasını doldurmaya gidiyor! Sordum:

- Niçin gidiyorsun?

- Ne yapayım efendim, para ile su satıyorlar. Benim param yok!

- Kim satıyor?

- .....

- ..... kim?

- Hademe.

- Haydi göster.

Yürüdük. Zavallı, canlı cenaze gibi. Hastahaneden ahıra girdik. Yine iki ölü vardı.

İçeride bir teláş. Su değil, ekmek satılıyordu. İri yarı bir çavuş. 60 para, beş kuruşa ekmek satıyordu. Öldüresiye vurdum. Taşla kafasını ezdim. Firara koyuldu (kaçmaya çalıştı). Yanımdaki mülázım (teğmen) Küçük Münir yetişti, herifi altına aldı. Bir kasatura buldum, kafasını gözünü parçaladım.

10 OCAK 1915: Hava güzel, ben hastayım. Derece-i hararetim (ateşim) 37,5. Her tarafım ağrıyor. Vaziyet yine sakin. ...Yaralılara maaşlarına mahsuben 10 kuruş verdirdim. ... yaralı çavuşların Erzurum’a sevkini emrettim.

Ve, Bingür Hoca’ya küçük bir not: Paşa’nın günlüğünü o kadar istemenize rağmen 25 Aralık’a yetiştiremedim ama merak etmeyin, yakında yayınlayacağım...
Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 
Gönderen:
Oktay YAVLAL

Yer:
Kütahya

Tarih:
25 Aralık 2011, Pazar
13:34

Alıntı Yap: Oktay YAVLAL

MEVSİMLER AĞLAŞTI SARIKAMIŞ'TA

Harekatı´nın 97´nci yıldönümü nedeniyle Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Sarıkamış ın"ALLAHÜEKBER DAĞLARINDA' Donarak Şehit Düşen 90 bin vatan evladını unutmadık ve bu yüce millet var olduğu sürece unutmayacaktır. Sarıkamış Harekatı Türk tarihinin en dramatik olaylarından biridir.

Elbette kahraman bir milletin evlatlarıyız. Fakat bizim kahramanlıklarımız aynı zamanda zaferlerle birlikte acılarda yaşatmıştır. Yemenin kavurucu sıcağından, Sarıkamış'ın dondurucu soğuğuna yazlık elbiseyle çarıksız giden körpe fidanların hikayesi yakar sinemizi. Bu bir efsanenin ayakta kalmak ve yaşamak için son çırpınışıydı. Asırlarca içten içe altını oyan iç ve dış mihrakların, yıkılan bir devin çıkardığı feryadının adıdır, Yemen, Çanakkale, Sarıkamış.
Sarıkamış denince içim burkulur her taraf çarıksız cesetlerle görünür gözüme, hüzün kaplar içimi.
Binlerce ANADOLU evladı gömüldü karlara gecenin kör vaktinde mosmor bedenle. Tabi gömemedi onu Sarıkamış bağrına acısını dayanamayıp attı baharın kardelenlerine.
Ah Sarıkamış Ah !. Sarıkamış şehitlerin yurdu, Sarıkamış acıların yurdu.

Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi,
Karlara serildi Sarıkamış’ta.
Mevsimler ağlaştı gece buz gibi,
Şafaklar gerildi Sarıkamış’ta.

Mehmedim çarıksız Yemenden gelmiş,
Pak beden mor oldu Sarıkamış’ta,
Gök mavi yer beyaz, kefeni almış,
Ne tufan görüldü Sarıkamış’ta.

Bu harekâtın askeri açıdanda, teknik açıdanda vebalı büyük ama yokluk içinde buradaki karlı dağları zemherinin kavurucu soğuğunda aşmaya çalışan, ayakkabısız, paltosuz Anadolu çocukları, vatan ve millet için hiç düşünmeden ŞEHADETE yürümüştür. Onlar olmasaydı, belki de bu topraklarda Ruslar şimdi yaşıyor olacaktı.

Sarıkamış, Türk Tarihinin ve savaşlarının en acı olanıdır. Bu acıyı fedakârlıkları, cesareti, ulvi davranışı en iyi şekilde idrak edip gençlerimize aktarmalıyız.
Bu aslında yenilgi değil, kendini feda etmenin destanıdı. Diğeceğim o ki bugün Millet -Devlet abideleşmiş kahraman Mehmetçiğimizi, kendisine layık bir şekilde anma
mecburiyetindeyiz. Bu bizim boynumuzun borcu. Sarıkamış Harekâtı´ndan aynı zamanda ders de çıkarmalıyız. Ve ölümsüz nağmelerle milletimizin hafızasına nakşolan bu facia ve kahramanlık, on binlerce vatan evladının buz tutmuş feryadı, dağlardan taşlardan yankılanan, kalanların ise ağıtlarına yanık türkülerine dönüşmüş ve milletine mal olmuştur. Tarihin bu acılı sayfası halkın hafızası olan türkülerle ve ağıtlarla kayda geçirilmiştir.

Hoşaftı menusu yağsız yemekler,
Öğünler bir oldu Sarıkamış’ta,
Ağlaştı mevcudat ve de melekler,
Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış’ta.

Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi,
Defterler dürüldü Sarıkamış’ta,
Namlular yırtıldı taşlar delindi,
Bir tarih yarıldı Sarıkamış’ta.

Sarıkamış Harekatı´nda Mehmetçik her zamanki cesaret ve kararlığıyla üzerine düşeni yerine getirmiş aldığı emirle yola koyulmuştur.

Cilvesidir lakin buda kaderin,
Zor nizam kuruldu Sarıkamış’ta,
Yaram çok ağırdır çıban çok derin,
Silahsız vuruldu Sarıkamış’ta.

Sarıkamış dinle tarih seslenir,
Şehitler soruldu Sarıkamış’ta,
Abide gerekli ruhlar süslenir,
Emr-i Hak verildi Sarıkamış’ta.

Sarıkamış Hareketi o dönemde gizlenmiştir hatanın sahipleri tarafından. Şehitleri gereken şekilde ilgi gösterilmemiş, saklanmıştır. Millet kendi evladının acısını duyamamış ve anılamamıştır. Ancak son yıllarda bil ülke genelinde çeşitli etkinliklerle anılmaya başlanması ve bunun gelenekselleşmesi aziz şehitlerimize saygı ve şükran adına millet olarak hepimizi mutlu etmiştir.

Bak Ömer rikkatle, bak perde perde,
Bak Mehmet pir oldu Sarıkamış’ta,
Şehitler ölmez Hay! Şehit her yerde,
Cennete girildi Sarıkamış’ta

Bir Sarıkamışlı olarak ve Sarıkamış faciasını yaşayan bir milletin evladı olarak
Bundan ders çıkarıp o mübarek makama erişen şehitlerimize Allahtan Rahmet diliyor, Saygılar sunuyorum.

Sarıkamış’ta
Bakışlar karakış göğe dikildi.
Mevsimler ağlaştı Sarıkamış’ta
Körpecik bedenler kara ekildi,
Nur arşa ulaştı Sarıkamış’ta

Sineler buz tutmuş, yatar ayazda,
Bülbül figan eyler güller niyazda,
Ağıt anlatamaz duyguda sazda,
Hür vicdanlar kıştı Sarıkamış’ta.

Kalanlar çıldırdı aman Allahım!
Ürperdim irkildim sarstı günahım,
Gözyaşım azığım, dua silahım,
Plan suya düştü Sarıkamış’ta

Demeyin kardelen yandı ciğerim,
Hesaplar çok ağır yaram çok derin,
Ağırdır dostlarım, ağır kederim,
Melekler uçuştu Sarıkamış’ta.

Düşündüm Yemeni ve üşüyorum,
Karıştı karlara ben yaşıyorum,
Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum,
Moskof bile şaştı Sarıkamış’ta.

Uyan şehit uyan kar uykularda,
Bölük bölük yatar canlar ard arda,
Kokunu aradım akan karlarda,
Bir mazi tutuştu Sarıkamış’ta.

Tarih şahit bize ölümsüz millet,
Şehitler ölmez ki benim ki hasret,
Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet,
Şehitler buluştu Sarıkamış’ta.

Acım boğum boğum kısıldı sesim,
Kader böyle imiş Ömer ne desin,
Ülkemden toplandı hemen her kesim,
Yatanlar gardaştı Sarıkamış’ta.

Böylesi içli bir şiir yazan Ömer Ekinci kardeşime sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
SADRETTİN

Yer:
İstanbul

Tarih:
25 Aralık 2011, Pazar
00:08

Alıntı Yap: SADRETTİN

Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
sadrettin demirkol
24.12.2011 22:54:49
nerelisiniz?
SARIKAMIŞLI
hangi ile bağlı. Hep bu sorulurdu.
unutturulmuştu. unutmuştuk Sarıkamışta şehit yatanları, Sarıkamış destanını.
Şimdi çok şükür şehitlerimiz anılıyor rahmetle, artık biliniyor, BAŞTA ÇANAKKALE
SONRA SARIKAMIŞ. ALLAH ŞEHİTLERİMİZE RAHMET ETSİN. ÜLKEMİZİ HAİNLERDEN KORUSUN
Yukarı Mail: sadrettindemirkol@hotmail.com         
 
Gönderen:
Altan ÇETİNKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
15 Aralık 2011, Perşembe
09:08

Alıntı Yap: Altan ÇETİNKAYA

Oktay abi sadece cemal abimi gelecek..Valla bende varım ona göre :))))
Yukarı          
 
Gönderen:
Güven ÇAPUR

Yer:
Diğer

Tarih:
14 Aralık 2011, Çarşamba
17:08

Alıntı Yap: Güven ÇAPUR


Oktay kardeşim beklerim başım üstüne.
Şöyle iki lafın belini kırmak bir yana,geçmişi uzuuuuun uzun yad ederiz inşallah.
Yukarı          
 
Gönderen:
Oktay YAVLAL

Yer:
Kütahya

Tarih:
07 Aralık 2011, Çarşamba
09:18

Alıntı Yap: Oktay YAVLAL

Sevgili CEMAL HOCAM

Sabahın erken saatinde manşete koyduğun CAĞ KEBABI ile aklımızı başımızdan aldın.
Nasılda güzel kızarmış.

Çok yakın bir tarihte GÜVEN ÇAPUR kardeşimin açtığı bu nezih mekana ziyarete giderek altın sarısı gibi kızarmış bu cağ kebabından mutlaka tadacağım.

Cemal Hocam, senide alırım CIRILANA kadar bir kebap yeriz.

Ama hesaplar benden. Anlaştık mı ?

Sevgi ve saygılar.
-------------------------------
İnşallah gardaş Benimde ağzım sulandı
Yukarı          
 
Gönderen:
Oktay YAVLAL

Yer:
Kütahya

Tarih:
24 Kasım 2011, Perşembe
15:07

Alıntı Yap: Oktay YAVLAL

Cafer LÖK, Zafer FIRINCI, Gürsoy SOLMAZ, Selçuk BALTACI, Kemal ESEN, Oktay KAYA, Necati DEMİRCİ, Rızvan ÖZBEY, Yavuz ÖZBEY, Alaatin YEŞİLOVA, Yusuf TOPÇU, Burhan BALTACI, Nimet ESEN, Yavuz POLAT, Tevfik KARADENİZ, Kazım YAZLI, Cengiz BÜLBÜL, Halis KOYUNCUOĞLU, Hulusi KOYUNCUOĞLU, Cengiz EKİNCİ, Tahsin ÇETİNKAYA, Cemil EKİNCİ, Nuran AYDIN, Namık AKÇA, Gündüz AKÇA, Necati KODAN, Şener KARATAŞ, Fezahir ÖZCAN, Muhlis ÖZCAN, İdris ABAT, Kadir TÜRE, Turan AYTAÇ, Muzaffer ATICI, Çağlar DÖŞKAYA, Celal KAYGINOK, Ali BİLEN, Canatan YILMAZ, Mustafa AYDOĞAN, Mehmet MURAT NİLMEN, İsmet DUMAN, Adnan KARAKURT, Mehmet EVREN, Yasin ARPAT, Zübeyde ARPAT, Halit TOPBAŞ, Salih TOPBAŞ, Hüseyin EMİL, Emine GÜLDEREN POLAT, Sare ŞENOCAK, Fermani VARGÜN, Rabia YEDA, Şükran KAYA, İsmail. PİRİM, Tuncer KARABULUT.

öğretmenlerim başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin ÖĞRETMEN GÜNLERİNİ en kalbi duygularım ile kutlayarak sevgi, selam ve saygılarımı sunuyorum.

Hakkın rahmetine kavuşan tüm öğretmenlerimizin mekanları cennet olsun.

Saygılarımla.
Yukarı          
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
20 Kasım 2011, Pazar
23:26

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

SEVGİLİ DOSTLAR, KIYMETLİ SARIKAMIŞLILAR VE SARIKAMIŞ SEVERLER

BU GÜN 20.11.20011 GÜNÜ ÜYESİDE OLDUĞUM KOCAELİ BAYŞAD(BAĞIMSIZ YAZARLAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ) ÜYELER BELEDİYE BAŞKANLIĞININ VERMİŞ OLDUĞU ARAÇLA   İSTSNBUL BEYLİKDÜZÜN DE Kİ TÜYAP FUARINI GEZMEYE GİTTİK. BİR ÇOK YAZAR VE DOST ARKADAŞLA GÖRÜŞTÜKDEN SONRA SEVGİLİ HEMŞEHRİMİZ DİLEK FIRAT HANIMI ARDIM FAKAT , BU GÜN YOK DEDİLER.

FUARI GEZERKEN, DOSLAR BİLECEKLERDİR ÖZELLİKLE SARIKAMIŞ KONULU KİTAPLARI ARADIM. O ARADA GÖZÜM RAHMETLİ ÜMİT KAFDANCIOĞLUNUN HAKULLLAH ADLI KİTABINA TAKILDI ONUDA ALDIM.

   YUKARIDA BELİRTTİĞİM GİBİ SARIKAMIŞ KONULU KİTAP ARARKEN TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM YAYINLARININ HAZIRLAYIP YAYINLAMIŞ OLDUĞU VE RUS YAZAR (HANRİ BENEZUS) ADLI YAZARIN SARIKAMIŞ FACİASI ADLI KİTABINI BULDUM   O KİTAPDAN BAZI BÖLÜMLERİ FIRSAT BULDUKCA YAZMAK İSTİYORUM.

MOSKOVADAKİ ASKERİ MÜZWEDE SAKLI OLAN SATIRLAR ŞÖYLE BAŞLIYOR.

ONLARI TESLİM ALAMADIM ÇÜNKÜ.........İLK SIRADA DİZ ÇOKMÜŞ 5 KAHARAMAN   OMUZ ÇUKURLARINA YASLADIKLARI MAVZERLERİ İLE NİŞAN ALMIŞLAR. TETEİĞE ASILMAK ÜZERELER,.AMA ASILAMAMIŞLAR. .KAPUT YAKALARI ALLAHIN RAHMETİNİ O CİVAN DELİKANLILARIN YÜREKLERİNE AKITABİLMEK İSTERCESİNE SEMAYA DİKİLMİŞ, KASKATI HALDE BIYIKLAR,HELE HELE BIYIKLARI VE SAKALLARI HER BİRİ BİRER FÜTÜHAT OKU GİBİ ÇELİK MİSALİ DURMAKTA......... YA GÖZLER DONMUŞ OLMASINA RAĞMEN ŞU KAHREDİCİ TİPİNİN BİLE ÖRTÜP KAPATAMADIĞI GÖZLER APAÇIK. TABİYATA DA, BAŞ KUMANDANADA ,KARŞISINDAKİ DÜŞMANADA İSYAN EDER HALDE    ,AMA ALLAHINA TESLİMİYETE BAKAN O GÖZLER   VALLAHİ AP AÇIK DİYOR HANRİ BENEZUS VE EKLİYOR. HİÇ BİR HEYKELTRAŞ BENZERİNİ YAPABİLMEYİ BAŞARAMAMIŞTIR.O ÜRKÜTÜCÜ AYAZA RAĞMEN ÜZERLERİNDEKİ   MALZEMELERİ ATMAYA TENEZÜL ETMEMİŞLER Kİ BAŞLARI SEMAYA DÖNÜK HALA SANKİ CAN BULSALAR TEKRAR SAVAŞA KOŞUP YÜRÜYECEKLER GİBİLER BEN BÖYLE GÖRDÜM DİYOR KİTABIN KAPAĞINDA.ALLAH RAHMET ETSİN   AMİN

SEVGİ VE SAYGILARIMLA

AYHAN DÖŞKAYA
Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 
Gönderen:
ADNAN İŞCİ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
18 Kasım 2011, Cuma
11:14

Alıntı Yap: ADNAN İŞCİ

Huzur ve güven içinde yenen kuru bir ekmek,endişe içinde yenen baldan daha tatldır Namus içinde yaşanan bir çadır,ahlaksızlığın hüküm sürdüğü bir köşkte yaşamktan daha sevimlidir.Cumanız Mübarek Olsun
Yukarı Mail: adnan@gyte.edu.tr         
 
Gönderen:
CENGİZ KAYA

Yer:
Kars

Tarih:
08 Kasım 2011, Salı
20:33

Alıntı Yap: CENGİZ KAYA

TÜM SARIKAMIŞLI KARDEŞLERİMİN MÜBAREK KURBAN BAYRAMI KUTLAR SAĞLIK SIHHAT VE ESENLİKLER DİLERİM
Yukarı          
 
Gönderen:
Cihangir ŞENGEL

Yer:
Yalova

Tarih:
05 Kasım 2011, Cumartesi
21:23

Alıntı Yap: Cihangir ŞENGEL

DEĞERLİ HEMŞERİLERİM BAYRAMINIZI KUTLAR NİCE BAYRAMLARA KAVUŞMAYI ALLAH NASİP VE MÜESSER EYLESİN YARINLARINIZ UMUTLU VE GÜZEL OLSUN.
Yukarı Mail: cihangirsengel@hotmail.com         
 
Gönderen:
TEVFİK FİKRET DEMİRCİ

Yer:
İzmir

Tarih:
05 Kasım 2011, Cumartesi
11:25

Alıntı Yap: TEVFİK FİKRET DEMİRCİ

TÜM İSLAM ALEMİNİN VE ÖZELLİKLE DOĞUP BÜYÜDÜDÜM MEMLEKETİMİN SICAK KANLI HALKININ KURBAN BAYRAMLARINI KUTLAR BU KUTSAL GÜNLERİN FEYZİYLE ,KARARAN KALPLERİMİZE NUR MEMLEKETİMİZE HUZUR VE KARDEŞLİK GETİRMESİNİ DİLERİM .BAYRAMLARIN ESKİ HALİYLE YANİ GÖSTERİŞTEN UZAK SIMSICAK DUYGULARLA BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE BİR TARAĞIN DİŞLERİ GİBİ TÜRKÜ,KÜRDÜ ,ALEVİSİYLE TEK VUCUT OLARAK KİN VE NEFRETLE DEĞİL SEVGİ VE HOŞGÖRÜYLE YANİ TAM BİR BAYRAM OLARAK KUTLANMASINI DİLİYORUM.İÇİMİZE ATILAN NİFAK TOHUMLARININ KAYBOLMASI DİLEKLAERİMLE BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN..SELAM VE SAYGILAR..
Yukarı Mail: tevfik.fikret@hotmail.com         
 
Gönderen:
Tamer OKAR

Yer:
İstanbul

Tarih:
27 Ekim 2011, Perşembe
10:08

Alıntı Yap: Tamer OKAR

SARIKAMIŞ'TA MEYDANA GELEN KAZADA HAYATINI KAYBEDEN KARDEŞLERİME YÜCE ALLAH'TAN RAHMET..YARALILARA ACİL ŞİFALAR DİLERİM
Yukarı          
 
Gönderen:
Oktay YAVLAL

Yer:
Kütahya

Tarih:
26 Ekim 2011, Çarşamba
15:01

Alıntı Yap: Oktay YAVLAL

GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR

Van'da meydana gelen deprem millet olarak hepimizi derinden etkilemiştir. Deprem sonrasında yazılı, görsel ve sosyal paylaşım alanlarındaki sorumsuz ve psikolojisi bozuk bazı insanların yaptıkları yorumlar acımıza acı katmış, bizleri derin bir kaygıya sevk etmiştir.

Depremin yaşandığı ilk birkaç gün içinde bazı ulusal TV kanallarında, depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza yönelik alınan tavır, depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın etnik kimliklerine dönük yapılan negatif vurguyla birlikte, depremi bir intikam duygusunun tatmin aracı olarak gören sayısı çok az fakat çığırtkanlığıyla büyük gürültüler koparan ZİHNİYETİ BOZUK bu küçük azınlığı şiddetle kınıyorum.

Hiç kuşkusuz daha da endişe verici olan, sosyal medyada kendine kontrolsüz ifade alanı bulmuş bu gibi kin ve öfke dolu ve nefret içerikli söylemlerin, çok daha geniş kitlelere ulaşan televizyon gibi yayın ağlarından bizzat program sunucuları tarafından tekrarlanmasıdır.

Habertürk sunucusu Duygu Canbaş'ı 0;Deprem doğuda da olsa, Van'da da olsa üzülüyoruz ve Atv'de program yapan Müge Anlı'yı "Önce polise askere taş at, onları kuş gibi avla, sonra zor durumda hadi Mehmetçik gelsin, olmaz! İnsanlar hadlerini bilsinler" diyerek, doğudaki halkı terör örgütüyle aynı kefeye koyan ifadeleri sebebiyle kınıyor, halkı kin ve nefrete teşvik eden bu gibi kastı aşan ve ayrımcı söylemlere asla hoşgörüyle yaklaşılamayacağının altını çiziyorum. Terör örgütüne karşı verilecek tepkilerin, kullanılacak kavramların ve öfkenin muhatabı hiçbir zaman doğuda yaşayan suçsuz, günahsız vatandaşlarımız olmamalıdır.

Meydana gelen bu deprem milletimizin doğulusunu, batılısını, kuzeylisini, güneylisini bir araya getirmiştir. Ama bu birlik-beraberlik ruhundan rahatsız olan küçük bir azınlığın amacını anlamakta güçlük çekmekteyiz.

Yıllardır devam eden terör olaylarından dolayı, milletimizin içinde bir nifak tohumu ekilerek, değişik tefrikalar yaratıldı. Bu nifak tohumlarını ortadan kaldırmak için meydana gelen bu doğal afeti, birliğimiz ve beraberliğimiz için bir fırsata dönüştürmek için özel bir çaba sarfetmek gerekirken, tam aksine ülkemizin bölünmez bütünlüğünü savunduğunu iddiaa eden bazı sorumsuz insanların böylesine bir doğal afeti kin ve öfkesinin tatmin aracı olarak kullandığını görmekteyiz. Bu tip insanların kendilerini belli bir fikriyata sahip olduklarını göstermeye çalıştıklarını oysa bu insanların hiçbir fikri grubu temsil etmediğini özellikle belirtmek isterim.

Birlik ve beraberliğe şiddetli bir şekilde ihtiyacımız olan bir dönem yaşıyoruz. Milletimiz, depremde zarar gören vatandaşlarımız için Edirne'den- Kars'a, Sinop'tan-Hakkari'ye kadar topyekün bir gönüllü seferberlik içinde olduğunu görmek, acılarımızı tamamen ortadan kaldırmamış olsa bile kısmen bizleri teselli etmektedir.

İnsanlık inim inim inlerken fikri olarak taraf olunamaz. Gün, küçük ayrılıklarımızı derinleştirme günü değildir. Gün, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Alevisi, Sünnisi, Doğulusu, Batılısı, Kuzeylisi, Güneylisi, Müslimi, Gayrimüslimi, İnançlısı, İnançsızı her kesimin birbirine yaklaştığı, birbirini anladığı, sevdiği veya saygıyla yaklaştığı yeni bir anlayışın egemen olacağı bir gün olmalı.

Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara, acil şifalar diliyorum. Yakınlarının ve tüm milletimizin başı sağolsun.

Devletimiz, bu felaketin yaralarını en kısa zamanda saracaktır. Bizlerde millet olarak elimizden gelen desteği esirgemeyeceğiz.

ALLAH, BİRLİĞİMİZ VE BERABERLİĞİMİZ İÇİN BİZLERE YAR VE YARDIMCI OLUR İNŞALLAH.

Saygılarımla.

Oktay YAVLAL
Yukarı          
 
Gönderen:
SALİH URAL

Yer:
Antalya

Tarih:
26 Ekim 2011, Çarşamba
14:12

Alıntı Yap: SALİH URAL

İLÇEMİZDEKİ BU ELİM KAZA HERKES GİBİ BENİDE ÇOK ÜZDÜ.ÖLEN GENÇ KARDEŞLERİME ALLAHTAN RAHMET AİLELERİNE VE SEVENLERİNEDE SABIR DİLİYORM.
Yukarı          
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
25 Ekim 2011, Salı
22:48

Alıntı Yap: AYHAN  DÖŞKAYA

UZUN SÜRE GÖREV YAPTIĞIM, KARAKURT NAHİYESİNDEN HARAKET EDEN VE ÇOĞUNLUĞUNU ÖĞRENCİLERİN OLUŞTURDUĞU   BİR ÇOK TANIDIK DOST VE KARDEŞİM   ELİM BİR TRAFİK KAZASI SONUCU YA HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞ YADA ŞU ANDA AĞIR YARALI DURUMDA YATMAKTALAR.
BU KAZADA HAYATINI KAYBEDENLERE CENAB-I HAKDAN RAHMET YARALILARA ACİL ŞİFALAR AİLELERİNE SABIR NİYAZ EDİYORUM,

ALLAH SABIR VE METANET VERSİN

AYHAN DÖŞKAYA
Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 
Gönderen:
Altan ÇETİNKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
25 Ekim 2011, Salı
08:59

Alıntı Yap: Altan ÇETİNKAYA

SARIKAMIŞ'TA MEYDANA GELEN KAZADA HAYATINI KAYBEDEN KARDEŞLERİME YÜCE ALLAH'TAN RAHMET..YARALILARA ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM.AİLELERİNİN,SARIKAMIŞLI BÜTÜN HEMŞEHRİLERİMİN,YAKIN DOST VE AKRABALARININ BAŞI SAĞOLSUN...ALLAH SABIRLAR VERSİN...
Yukarı          
 
Gönderen:
CENGİZ KAYA

Yer:
Kars

Tarih:
24 Ekim 2011, Pazartesi
16:08

Alıntı Yap: CENGİZ KAYA

MERHABA DEĞERLİ KARDEŞLERİM
BU SABAH 24/10/2011 TARİHİNDE KARAKURT NAHİYESİNDE ESKİ ADI ÇÜRÜK YENİ ADI ÇARDAKÇATI KÖYÜ OLAN KÖYÜMÜZE AİT MİNİBÜS TIR A ÇARPMASI SONUCU MAALESEF SEKİZ ÖLÜ 12 DE YARALI VAR İŞİN DAHA VAHİM TARAFI YOLCULARIN TÜMÜ ÖĞRENCİ ÖLENLERE ALLAH TAN RAHMET YARALILARA DA ALLAHTAN ACİL ŞİFALAR DİLERİM
Yukarı          
 
Gönderen:
Özengül KAYAR

Yer:
İstanbul

Tarih:
21 Ekim 2011, Cuma
13:58

Alıntı Yap: Özengül KAYAR

Selam site sakinleri, Cengiz KAYA kardeşim; öncelikle sizin babanızın ve vefat eden Sarıkamışlı hemşerilerimizin mekanları cennet olsun, başınız sağolsun. Cumanız mübarek olsun. Bu mübarek güne özel dua paylaşmak istedim.

ALLAH DİYEN KULLARINI PERİŞAN ETME YARABBİM..

ELLERİMİZİ AÇTIK   SANA YÖNELDİK.. TERÖRİSTLERİ ''KAHHAR '' İSMİNLE HELAK ET..
ORDUMUZU, GÜVENLİK GÖREVLİLERİMİZİ...SENİN BİRLİĞİNE EMANET ETTİK.. ZARAR GÖRMELERİNE FIRSAT VERME..HAİN TUZAKLARA, KAHPE KURŞUNLARA GELMELERİNİ ENGELLE...
SENİN HERŞEYE GÜCÜN YETER...BAŞKA BİR ANNENİN DAHA İÇİNİN YANMASINA MÜSADE ETME ALLAH’IM (AMİİİNN)..



RABBİM!!!!!
HUZURUNA GELDİK ELLERİMİZİ AÇTIK, BİZİ BOYNU BÜKÜK BIRAKMA
GÖNLÜMÜZDEN GEÇENLERİ BİLİYORSUN, HAKKIMIZDAN HAYIRLISINI NASİP ET.
KÖTÜLERİN ŞERRİNDEN SANA SIĞINDIK, HAKKIMIZI ALAMADIĞIMIZ DURUMLARDA BİZE YARDIM ET, HASTALIKLARIMIZA ŞİFA, DERTLERİMİZE ÇARELER, İŞLERİMİZDE KOLAYLIKLAR NASİP ET, HİÇ UMMADIĞIMIZ YERLERDEN RIZIK KAPILARI AÇ, BİZİ SENDEN BAŞKA KİMSEYE MUHTAÇ ETME ALLAH’IM, KULLUĞUMUZDA SAYISIZ GÜNAHLAR İŞLEDİK, BİZİ BAĞIŞLA, NEFSİMİZİ ŞEYTANA UYMASINI ENGELLE, HAYIRLI İNSANLARLA KARŞILAŞTIRMAK NASİP EYLE. SANA LAYIK BİR KUL OLARAK YAŞAMAK, RIZANI KAZANMAK İSTİYORUZ, KALPLERİMİZE SENİN SEVGİNLE DOLDUR, İMANLA KURANLA SANA LAYIK BİR KUL OLARAK YAŞAMAK NASİP ET,
BU DUAYI OKUYAN KARDEŞLERİMİN HER NE NİYETİ VARSA, PEYGAMBER EFENDİMİZ(SAV) HATIRINA, CUMA GÜNÜNÜN HAYRI HATIRINA İSTEKLERİNİ GERÇEKLEŞTİR. PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V) RUHLARI İÇİN, GELMİŞ GEÇMİŞ TÜM ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI İÇİN, ÖLMÜŞLERİMİZİN RUHLARI İÇİN,DUALARIMIZIN KABULU İÇİN
(EL FATİHA) AMİNN..

Yukarı Mail: ozengul-1963         
 
Gönderen:
Altan ÇETİNKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Ekim 2011, Cuma
08:38

Alıntı Yap: Altan ÇETİNKAYA

Allahım!
Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz hatalarımızı, günahlarımızı bağışla. Bizlere merhamet buyur. Şüphesiz Sen merhametlilerin en merhametlisisin..
HAYIRLI CUMALAR...
Yukarı          
 
Gönderen:
Altan ÇETİNKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Ekim 2011, Cuma
08:37

Alıntı Yap: Altan ÇETİNKAYA

Şehitlerimize cenabı haktan rahmet,Kederli ailelerine sabrı cemil niyaz ediyorum...Ailelerinin ve milletimizin başı sağolsun.....
Yukarı          
 
Gönderen:
Mükerrem ALADAĞ

Yer:
Diğer

Tarih:
20 Ekim 2011, Perşembe
22:27

Alıntı Yap: Mükerrem  ALADAĞ

VATAN İÇİN ŞEHADET ŞERBETİ İÇEN TÜM ŞEHİTLERİMİZE YÜCE ALLAH'TAN RAHMET;MİLLETİMİZE BAŞSAĞLIĞI VE SABIR DLİYORUM.MEKANLARI CENNET OLSUN.(Amin)
Yukarı Mail: maladag@myne.com         
 
Gönderen:
Altan ÇETİNKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
17 Ekim 2011, Pazartesi
08:57

Alıntı Yap: Altan ÇETİNKAYA

Herkese hayırlı haftalar....
Yukarı          
 
Gönderen:
derya derici

Yer:
Artvin

Tarih:
14 Ekim 2011, Cuma
09:43

Alıntı Yap: derya derici

merhaba
site çok güzel emeği geçen arkadasları kutluyorum
Yukarı Mail: aofemin@mynet.com  Web: www.emlakpark.com/       
 
Gönderen:
Altan ÇETİNKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
12 Ekim 2011, Çarşamba
08:40

Alıntı Yap: Altan ÇETİNKAYA

Sevgili Cengiz Abim
Sitemlerinde haklısın günlük koşuşturmacalardan dolayı sitemizi aksattık.Şu bir gerçek ki internet ortamında biz sarıkamış'lıları buluşturan ilk nokta burası.İnan sitemize her girişimde farklı heyacanlar duyuyordum hoş halende öyle ya.Acaba kim ne yazmış diye merak etmek bile süperdi benim için.İnşallah bundan sonra daha sık yazışma fikrine bende katılıyorum ve diğer dostlarımızında katılımını bende rica ediyorum.
Cemal abi sitenin güncellemeside hızlı bir şekilde olursa sevinirim.
Herkese selam ve saygılar.....
Yukarı          
 
Gönderen:
CENGİZ KAYA

Yer:
Kars

Tarih:
10 Ekim 2011, Pazartesi
08:32

Alıntı Yap: CENGİZ KAYA

Güneşli bir Sarıkamış sabahından herkese merhaba değerli kardeşlerim sevgili hemşerilerim bu site yaklaşık 2,yada 3 yıl oldu yayın hayatında ve gayetde faydalı ve keyifli işler yapılıyordu inanın bazı sevindirici haberleri bazende üzülsekte ölüm haberlerini hep sitemiz aracılığıyla öğreniyorduk ama son zamanlarda bakıyorum da hiç eskisi ilgiden eser kalmamış ne oldu bize böyle arkadaşlar doyumamı ulaştık yoksa birbirlerimizi unuttukmu yoksa başka bir kırgınlık varda benmi bilmiyorum neyse sebebi ne olursa olsun önemli değil amma lütfen herkes bir merhaba diyecek kadarda olsa bir şeyler yazsın bir şeyler paylaşsın burada tektek isim zikretmeye gerek yok ama mesela sayın serap İŞÇİ Gonca BUDAK M.Zeki BATTAL Faruk ve Altan Kardeşlerim Hamdi YILMAZ Selçuk KARABAĞ Arif CENGİZ İlhan SALLABAŞ Mahmut AĞTAŞ Hülya TÜRK Serap Melek ve Özengül KAYAR kardeşler Hatice ŞENOCAK Hanım Selvihan CENGİZ Hanım Pekalaaaaa Sana ne oldu sitemizin altın çocuğu Oktay YAVLAL Kardeşim ne telefonlara çıkıyorsun ne sitede varsın bu kaçışının sebebi ne anlayalım şuanda isimlerini hatırlayamadığım diğer kardeşlerimdende özür dilerim kusura bakmasınlar ama ne olur lütfen yazsınlar insan yeterki istesin mutlaka yazacak bir şeyler bulur Haaaaaa burada Cemal Abi sendende bir ricam olacak lütfen sitemizdeki güncelleme işlerini geçiktirmemeye özen gösteririsen sevinirim herkese selam saygı ve sevgiler sunarım
Yukarı          
 
Gönderen:
Mükerrem ALADAĞ

Yer:
Erzurum

Tarih:
01 Ekim 2011, Cumartesi
23:31

Alıntı Yap: Mükerrem ALADAĞ

DEĞERLİ HEMŞERİLERİM VE DE ÇOK KIYMETLİ ARKADAŞLARIM.
Bilindiği üzere en son Kars Adliyesinde İdari ve Mali İşler Müdürlüğü yaparken Ağustos 2011 tarihi itibarile emekliye ayrıldım.
Akabinde bir sigorta şti kurdum ve Anadolu Sigorta Acenteliğini aldım. Yeni işimde özellikle hemşerilerimle çalişmak istiyorum. Yakın çevrenizde bildiğiniz ve tanıdığınız birilerini bizlere yönlendirirseniz seviniriz. Ücret tatminkardır.   Maaş+SSK+Pirim

Sigorta Satış Temsilcileri Aranmaktadır

İlan Tarihi: 15.09.2011
Şehir/Ülke: ERZURUM
Personel Sayısı: - 10          
Genel Nitelikler:
•En az lise veya dengi okul mezunu (e-BEAS) veya (SEGEM) LİSANSLI
•Elementler ve Bireysel Emeklilik dallarında deneyimli
•Satış ve pazarlama yeteneği yüksek, kendine güvenen
•Sigortacılık ve ofis yazılımlarını etkin biçimde kullanabilecek
•Erkek adaylar için askerliğini yapmış veya en az 1 yıl tecilli
•Diksiyonu düzgün
•İkna kabiliyeti yüksek, insan ilişkilerinde başarılı
•Elementler dalında çalışacaklar için Erzurum’da İkametgâh şartı aranmakta olup. Bireysel emeklilik dalında çalışmak isteyenlerden ikametgah şartı aranmamaktadır.

Takım arkadaşları arıyoruz.
İş Tanımı:
•Şirketin satış ve pazarlama faaliyetlerini yürütmek
•Müşteri ihtiyaçlarını analiz etmek ve yönlendirmek.
•Alternatif teklifler hazırlayarak müşteriye ulaştırmak.
•Tekliflerin takibini yaparak satışa dönüştürmek.
•Şirketin diğer kurumlarla iletişimini kurmak ve yönetmek.

ANADOLU SİGORTA ACENTESİ
ÖZ-ALADAĞ SİGORTA ARA.HİZ.LTD.ŞTİ

İLETİŞİ : 0505 2584156
Telefax : 0442 2372122
e-mail   : maladag@mynet.com


Yukarı Mail: maladag@mynet.com         
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
14 Eylül 2011, Çarşamba
02:07

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

sevgili cemal bey ve kıymetli okurlar

Okullar açıldı yaz tatili sona erdi ve bizde tekrar arada birde olsa sizlerle olma imkanımız olacaktır.Memleketimize hizmet eden, memeleketini seven ve de Sarıkamış a sarıkamış dışında olupta memleketini unutmayan unutturmayan dostlarla beraberiz..Gerçi buradan anlatmak oldukca kolay ama yinede SARIKAMI SEVDALISI OLMAK sanki bir ayrıcalık gibi ya bana göre yada ben öyle düşünüyorum.Geçende şu okulun müdürü sarıkamış lı dediler 2-3 defa gittim toplantıda olduklarından görüşemedim.
   SAYIN NEVZAT BAŞKAN YILLIN ALTIN ADAMI
Bazı gazete,dergi ,basın yayın kurumlarında a Kars belediye başkanımız sayın Nevzat Bozkuş beyi yılıın altın adamları içerisinde gösterdiğini gördüm,Fakat şaşırmadım, çünkü sayın başkan daha çok başarılara imza aatabilecek donanıma sahip olduğunu biliyorum .Neden ve nereden biliyorum derseniz anlatıyım .Sayın başkan liseden arkadaşım aynı köylümüz .aynı ortamda çok kalmışız. çocukluğumuz beraber geçdi ,.Başarısını ta eski yıllardan olan birikiminden kaynaklanmaktadır Bilerek ve inanarak söylek isterim.

   <bazı kardeşlerimiz hatırlayacaklardır, geçen yıl   Kocaelinden- Kars a Sarıkamış şehitlerini ziyaret iç,in gitmiştik. Kendileri bize çok yardımcı olmuş ve ilgilenmişdi, Ben bu yıl onun geçen yılki ilgisinden dolayı teşekkür borcumuzu iletmek için gittiğimde . Sohbet ederken bir çok projelerinin olduğunu hatta köylerde hayvancılığı   geliştirme projesini anlattığında gerçekten pür dikkat dinlemiş ve uygulanmasında kars da göç ün azalabileceğini düşünmüştüm.Aralarında sayın başkanımızında bulunduğu yılın altın adamlarından bazıları ve sayın Bozkuş la yapılan kısa bir konuşmayı sizlere aktarmak istiyorum.

Aralarında Ali Babacan, Recep Akdağ, Melih Gökçek, Prof. Dr. Mehmet Görmez&#8217;inde yer aldığı 17 kişi arasında Kars Belediye Başkanı Bozkuş&#8217;ta yer aldı.
Yılın Altın Adamları arasında yer almanın kendisi için gurur verici olduğunu belirten Bozkuş, &#8220;Kars&#8217;ın ekonomik ve kültürel olarak gelişmesi ve tanıtılması için her türlü kültürel ve sanatsal etkinlikleri imkânlarımız ölçüsünde yapmaya çalışıyoruz. Belediyecilik hizmetlerini yaparken Kars&#8217;ın adının tarihi ve kültürel anlamda da öne çıkması için bazı etkinlikler düzenliyoruz. Amacımız Kars&#8217;ın tanıtımına katkıda bulunmaktır. Belediye olarak öncelikli görev ve hizmetlerimizi yerine getirirken de Kars halkını çeşitli kültür ve sanat etkinlikleriyle buluşturuyoruz. Beyaz Uykusuz Uzakta Kültür festivali, Uluslararası Aşıklar Bayramı, Kars Türkiye Türkülerimiz Bayramı gibi etkinlikler düzenleyerek kültürlerarası diyaloglara her zaman önem veriyoruz. Kars&#8217;ın tarihi, kültürü, gelenekleri ve göreneklerinin tanıtılması sadece Kars sınırları içerisinde kalmıyor. Böylece Kars&#8217;ı Türkiye ve Dünyaya tanıtıyoruz.&#8221; diyor
Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com        ICQ: KARS BELEDİYE 
 
Gönderen:
ilhami

Yer:
Kars

Tarih:
04 Eylül 2011, Pazar
23:58

Alıntı Yap: ilhami

Zaman

Sararmış yapraklar
Ayrılır vedasız
Küs gibi dalından
Ne koca ağaç
suçlu
Nede yalnızlığa itilmiş
Dal
bir tek suçlu
o da
Hızla geçen zaman

İlhami Gül

Yukarı Mail: berf_ilhami36@hotmail.com    MSN: berf_ilhami36@hotmail.com     
 
Gönderen:
Altan ÇETİNKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
28 Ağustos 2011, Pazar
13:10

Alıntı Yap: Altan  ÇETİNKAYA

Siz değerli hemşehrilerimin mübarek ramazan bayramını kutluyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
ADNAN İŞCİ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
24 Ağustos 2011, Çarşamba
09:06

Alıntı Yap: ADNAN İŞCİ

CENGİZ KAYA VE BAHATTİN KAYA NIN BABASININ VEFAT ETTİĞİNİ ÜZÜLEREK ÖĞRENMİŞ BULUNMAKTAYIM. MERHUMA ALLAHTAN RAHMET KEDERLİ AİLESİNE BAŞ SAĞLIĞI DİLEİRM.
Yukarı Mail: adnan@gyte.edu.tr         
 
Gönderen:
UFUK GÖKHAN

Yer:
Kocaeli

Tarih:
02 Haziran 2011, Perşembe
22:53

Alıntı Yap: UFUK GÖKHAN

Tüm insanlığın kandilini kutluyor saygılar sunuyorum.
Yukarı Mail: ufuk_gokhan25@hotmail.com         
 
Gönderen:
ADNAN İŞCİ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
02 Haziran 2011, Perşembe
10:27

Alıntı Yap: ADNAN İŞCİ

Bakiler sevgiler adına nice dilekler vardır.
Ölümü bile ayırır saymayan gönüller vardır.
Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar,
dualarda birleşen gönüller vardır.
Hayırlı kandiller..
Yukarı Mail: adnan@gyte.edu.tr         
 
Gönderen:
CENGİZ KAYA

Yer:
Kars

Tarih:
07 Mayıs 2011, Cumartesi
17:28

Alıntı Yap: CENGİZ KAYA

ŞU AN HAYATLARINI İDAME EDEN TÜM ANNELERİN ANNELER GÜNÜ EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLARIM EBEDİYETE İNTİKAL ETMİŞ BAŞTA CANIM ANNEM OLMAK ÜZERE TÜM ANNELERE DE CENABI ALLAH TAN RAHMET DİLERİM
Yukarı          
 
Gönderen:
ilhami gül

Yer:
Diğer

Tarih:
05 Mayıs 2011, Perşembe
08:41

Alıntı Yap: ilhami gül

ilhami benim facebook'um yok senresmini bana mail at sayfana ekleyeyim
selam ve sevgilerimle
Yukarı     MSN: berf_ilhami36@hotmail.com     
 
Gönderen:
Şentürk Apaydın-KAİ DER

Yer:
İzmir

Tarih:
30 Nisan 2011, Cumartesi
10:53

Alıntı Yap: Şentürk Apaydın-KAİ DER

8 Mayıs 2011 pazar Günü İzmir Beyzade Kır Bahçesinde ( 8/10 sok. no:26 İnciraltı, Bahçelerarası adresinde) , Annelerimize özel ailece gelinebilecek ; zengin açık büfe kahvaltı, bol eğlenceli, dj eşliğinde yöremize ve herkese hitab edebilecek müzikler eşliğinde öğleden sonra mangal keyfine ve annelerimize bu özel günü hediye etmek isteyen tüm hemşerilerimiz davetlidir. 0532-351 66 96 veya 464 75 36

Kars-Ardahan-Iğdırlılar Dayanışma Derneği
Yukarı Mail: senturk_apaydın@cagdasgumrukleme.com  Web: www.kai.org.tr       
 
Gönderen:
Hatice Şenocak

Yer:
Diğer

Tarih:
27 Nisan 2011, Çarşamba
20:14

Alıntı Yap: Hatice Şenocak

Yola çıkınca her sabah ,
Bulutlara selam ver.
Taşlara, kuşlara,
Atlara, otlara,
İnsanlara selam ver.
Ne görürsen selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selam da kendine ver.
Hatırın kalmasın el gün yanında
Bu dünyada sen de varsın!
Üleştir dostluğunu varlığa,
Bir kısmı seni de sarsın
ÜSTÜN DÖKMEN
Yukarı          
 
Gönderen:
hakkı

Yer:
Eskişehir

Tarih:
27 Nisan 2011, Çarşamba
13:46

Alıntı Yap: hakkı

Bir Karslı olarak Sarıkamış'lı hemşehrilerime selam ederim.
Saygılar.
Yukarı Mail: hakkimx@hotmail.com  Web: www.arabayarislari.org       
 
Gönderen:
ilhami gül

Yer:
Diğer

Tarih:
25 Nisan 2011, Pazartesi
23:25

Alıntı Yap: ilhami gül

ben teşekür ederim güzel abim sarıkamış tan saygılar selamlar
Yukarı     MSN: berf_ilhami36@hotmail.com     
 
Gönderen:
ilhami gül

Yer:
Kars

Tarih:
25 Nisan 2011, Pazartesi
10:18

Alıntı Yap: ilhami gül

------------------------------------------------
İlhami Kardeşim Şiirini Kendi Sayfanda yayınladım selam ve saygılarımla
Yukarı     MSN: berf_ilhami36@hotmail.com     
 
Gönderen:
ADNAN İŞCİ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
22 Nisan 2011, Cuma
11:23

Alıntı Yap: ADNAN İŞCİ

ATEŞ İLE SUYUN SEVDASI

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına......
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş; Yüregim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış. Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları... Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu...
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın. Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu. Ama gitmenin yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla. İşte o zamandan beridir ki: Ateş sudan, su ateşden kaçar olmuş.. Ateşin yüreğini sadece su, suyun yüreğini Sadece ateş alır olmuş...
Yukarı Mail: adnan@gyte.edu.tr         
 
Gönderen:
Prof. Dr. Bingür Sönmez

Yer:
İstanbul

Tarih:
02 Nisan 2011, Cumartesi
02:04

Alıntı Yap: Prof. Dr. Bingür Sönmez

DEĞERLİ HEMŞERİLERİM,
BİR SEÇİM DÖNEMİNİ DAHA BİRLİKTE İDRAK EDİYORUZ. HER FIRSATTA SÖYLEDİĞİMİZ GİBİ SARIKAMIŞ DAYANIŞMA GRUBU ÜYELERİ OLARAK HİÇBİR SİYASİ PARTİYE SIĞINARAK BİR MİLLETVEKİLLİĞİ ADAY ADAYLIĞI GİBİ BİR TALEBİMİZ OLMAMIŞTIR VE GELEN TEKLİFLERİ DE GERİ ÇEVİRMİŞ BULUNUYORUZ. HEMŞERİLERİM MÜSTERİH OLSUNLAR BUGÜN YADA YARIN BİR MİLLETVEKİLLİĞİ BEKLENTİMİZ OLMAYACAKTIR. BU VESİLE İLE KİMLERİN MİLLETVEKİLİ OLMAK İÇİN MERAKLI OLDUĞUNU DA SİZLERİN TAKDİRİNE SUNUYORUM.
ÜLKEMİZ İÇİN BARIŞ DOLU BİR SEÇİM DÖNEMİ DİLİYORUM.
Prof. Dr. Bingür Sönmez, Sarıkamış Dayanışma Grubu Kurucu Başkanı
Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı
Yukarı Mail: bs@mail.koc.net         
 
Gönderen:
ilhami gül

Yer:
Kars

Tarih:
30 Mart 2011, Çarşamba
10:06

Alıntı Yap: ilhami gül

cemal abim antoloji com da şiirlerim var sitemize eklememiz için yardımcı olursanız sevinirim google yada antoloji comda ilhami gül yazarsanız şiirlerime ulaşabilirsiniz sayglar sarıkamıştan selamlar
----------------------------------
Canım Kardeşim Şiirlerini en kısa sürede eklerim
Yukarı Mail: berf_ilhami36@hotmail.com         
 
Gönderen:
SAKADER

Yer:
Diğer

Tarih:
24 Mart 2011, Perşembe
23:21

Alıntı Yap: SAKADER

           24 Mart 2008 de kurulan SAKADER (Sarıkamışlı Kadınları İş Dünyasına ve Sosyal Hayata Kazandırma Derneği ) Kuruluşunun üçüncü yıldönümünü kutladı.

          Anadolu erenlerini bağrında barındıran, 90 Bin Şehidi ağuşunda saklayan, Şanlı Bayrağımızın dalgalandığı serhat şehrimiz Kars, Anadolu kadınlarının bin bir emekleriyle ilmik ilmik dokunarak bugünümüze gelmiştir. Anadolu kadının Devlete ve Millete hizmetleri o kadar büyüktür ki yedi düveli dize getiren Türkiye Cumhuriyetimizin Mimarı Mustafa Kemal Atatürk&#8221; Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ulusunda Anadolu köylü kadınının üstünde kadın çalışması yoktur. Ve dünyada hiçbir ulusun kadını "Ben Anadolu kadını kadar çabaladım" diyemez&#8221; demiştir. Bu kadar ulvi ve âlicenap bir yere sahip olan Anadolu kadının ayaları altında bir taş olup onu bir nebzede olsa yükseltebilirsek kendimizi bahtiyar addederiz, bilinciyle yola çıkan SAKADER açtığı çeşitli kurslarla Maddi ve Manevi olarak kadınlarımızın yanında yer almış ve yer almaya devamda edecektir.

        SAKADER&#8217;in kuruluşundan bugüne bize emeği geçen değerli Devlet büyüklerimize ve Halkımıza teşekkür eder; Saygılarımızı sunarız.

                                                                                                       SAKDER
                                                                                                   Yönetim Kurulu


Yukarı          
 
Gönderen:
CENGİZ KAYA

Yer:
Kars

Tarih:
18 Mart 2011, Cuma
14:50

Alıntı Yap: CENGİZ KAYA

ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,

-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!

Nerde-gösterdiği vahşetle bu: bir Avrupalı

Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer

Kaynıyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer.

Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,

Osrtralya'yla beraber bakıyorsun ; Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.

Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.

Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...

Hani tauna da zuldür bu rezil istila...

Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,

Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,

Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;

Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına,

Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz ...

Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.

Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab,

Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.

Öteden saikalar parçalıyor afakı;

Beriden zelzeleler kaldırıyor a'makı

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,

Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer

O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,

Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,

Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...

Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?

Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram?

Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,

Beşerin azmini tevkif edemez sun-i beşer;

Bir göğüslerse Huda'nın edebi serhaddi;

"O benim sun-i bediim, onu çiğnetme" dedi.

Asım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rüku olmasa, dünyaya eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid'i...

Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makber'i kimler kazsın?

Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...

Seni ancak ebediyetler eder istiab.

Bu, taşındır diyerek Kabeyi diksem başına;

Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;

Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;

Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsan oradan;

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;

Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,

Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin'i,

Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...

Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

Sen ki, a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...

Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

18 MART ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ANMA HAFTASI NEDENİYLE BAŞTA TÜM ŞEHİDİ ŞÜHEDANIN VE TÜM ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRALARINI SAYGIYLA SELAMLIYORUM ALLAH C.C. HEPSİNE RAHMET EYLESİ N AMİN
Yukarı          
 
Gönderen:
ADNAN İŞCİ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
17 Mart 2011, Perşembe
11:06

Alıntı Yap: ADNAN İŞCİ

OKTAY BEYİN KAZA GEÇİRDİĞİNİ ÜZÜLEREK ÖĞRENMİŞ BULUNMAKTAYIM GEÇMİŞ OLSN DİLEKLERİMİ İLETİRİM
Yukarı Mail: adnan@gyte.edu.tr         
 
Gönderen:
güler hançer balaban

Yer:
Kocaeli

Tarih:
11 Mart 2011, Cuma
12:15

Alıntı Yap: güler hançer balaban

Sıvas Suşehrinde geçırdiği kazadan dolayı Oktay Yaval beye geçmiş olsun dileklerimi iletir saygı ve sevgilerimi sunarım
güler hançer balaban
Yukarı          
 
Gönderen:
mehmet zeki battal

Yer:
Diğer

Tarih:
10 Mart 2011, Perşembe
22:38

Alıntı Yap: mehmet zeki battal

Sıvas Suşehrinde geçırdiği kazadan dolayı Oktay Yaval beye geçmiş olsun dileklerimi iletir saygı ve sevgilerimi sunarım
Yukarı          
 
Gönderen:
Cumhur Hindistan

Yer:
İstanbul

Tarih:
09 Mart 2011, Çarşamba
10:53

Alıntı Yap: Cumhur Hindistan

YEREL SEÇEÇİMLERDE MİLLETVEKİLİ OLMAK İÇİN ADAY ADAYI OLAN ÇOK DEĞERLİ KARDEŞİM YİĞİT İNSAN YALÇIN ZENGİNE BURADAN ŞANŞ VE BAŞARILAR DİLİYORUM.ALLAH YOLUNU AÇIK ETSİN. SAYGILARIMLA.
Yukarı Mail: cumhur.36@hotmail.com         
 
Gönderen:
CENGİZ KAYA

Yer:
Kars

Tarih:
09 Mart 2011, Çarşamba
10:52

Alıntı Yap: CENGİZ KAYA

OKTAY YAVLAL YALÇIN ZENGİN HALİS KOYUNCUOĞLU SUAT DOĞAN ZEKİ KARABAYIR VE ŞUAN İSİMLERİNİ HATIRLAYAMADIĞIM TÜM SARIKAMIŞLI HEMŞERİLERİME KARS MİLLETVEKİLLİĞİ ADAY ADAYI SÜRECİNDE BAŞARILAR DİLERİM .....
Yukarı          
 
Gönderen:
ADNAN İŞCİ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
08 Mart 2011, Salı
09:37

Alıntı Yap: ADNAN İŞCİ

Peygamberimizin (Cennet annelerin ayakları altındadır) sözünün muhatabı olan tüm dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlarım. 8 Mart aynı zamanda rahmetli anamın 15. ölüm yıldönümü mekanın cennet olsun
Yukarı Mail: adnan@gyte.edu.tr         
 
Gönderen:
Burcu Kıraç

Yer:
İstanbul

Tarih:
07 Mart 2011, Pazartesi
00:29

Alıntı Yap: Burcu Kıraç

Merhaba,

Site yöneticinize daha önce de ulaşmaya çalıştım. E mail gönderdim ancak ne bir dönüş oldu ne de rica ettiğim düzeltme yapıldı. Belki burdan mesaj yazsam talebim dikkate alınır diye düşünüyorum.Sarıkamış' ın eski Belediye Başkanı Celal Öğün' ün torunuyum.Dedemle ilgili tanıtım sayfanızda çocukları kısmında annem görünmüyor. Nilgün Öğün (Kıraç) Celal Öğün' ün ilk evladıdır. Ricamın bu kez dikkate alınmasını ve eksikliğin giderilmesini umuyorum.
Tşk.
-----------------------------------
Kıymetli Kardeşim Gerekli Değişiklik yapıldı saygılarımla
Yukarı Mail: bkirac80@yahoo.com         
 
Gönderen:
ADNAN İŞCİ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
04 Mart 2011, Cuma
10:27

Alıntı Yap: ADNAN İŞCİ

Allahım!
Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doyma bilmeyen nefisten, yaşarmayan gözden ve icabet edilmeyen duadan sana sığınırız Bildiğimiz ve bilmediğimiz şeylerin şerrinden Sen bizleri koru Allahım! Cumanız Mubarek Olsun
Yukarı Mail: adnan@gyte.edu.tr         
 
Gönderen:
ADNAN İŞCİ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
02 Mart 2011, Çarşamba
09:34

Alıntı Yap: ADNAN İŞCİ

MERHUNA ALLAHTAN RAHMET KEDERLİ AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI DİLERİM
Yukarı Mail: adnan@gyte.edu.tr         
 
Gönderen:
ÜMİT KABAY

Yer:
Edirne

Tarih:
24 Eylül 2010, Cuma
12:03

Alıntı Yap: ÜMİT KABAY

CEMİL KARDEŞİM BAŞIN SAĞOLSUN , ALLAH RAHMET ETSİN, ALLAH SABIRLAR VERSİN.   ÜMİT KABAY     
Yukarı Mail: umitkabay@hotmail.com         
 
Gönderen:
temel fırat

Yer:
Antalya

Tarih:
23 Eylül 2010, Perşembe
00:33

Alıntı Yap: temel fırat

Merhuma Allah'tan rahmet,   kederli ailesine taziyelerimi iletir .Allah'tan sabır ve metanetler,dilerim, ALLAH yatıığı yeri cennet eylesin.
Yukarı Mail: temelfirat@yahoo.com         
 
Gönderen:
Gürsoy SOLMAZ

Yer:
Erzurum

Tarih:
22 Eylül 2010, Çarşamba
19:35

Alıntı Yap: Gürsoy SOLMAZ

Allah gani rahmet eylesin...Yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletirim.
Yukarı Mail: gsolmaz@mynet.com         
 
Gönderen:
ünal karakelle

Yer:
Ankara

Tarih:
21 Eylül 2010, Salı
18:41

Alıntı Yap: ünal karakelle

Merhuma Allah'tan rahmet,   kederli ailesine başsağlığı dilerim.Allah sabır ve metanet versin
Yukarı          
 
Gönderen:
Cemil KARTAL

Yer:
İstanbul

Tarih:
20 Eylül 2010, Pazartesi
21:20

Alıntı Yap: Cemil KARTAL

Kıymetli mehrali amcaya Allahtan rahmet,sizlere başsağlığı ve sabır diliyorum.Cemil KARTAL
Yukarı Mail: kartal_cemil@mynet.com         
 
Gönderen:
HÜLYA KARTAL

Yer:
Malatya

Tarih:
20 Eylül 2010, Pazartesi
16:21

Alıntı Yap: HÜLYA KARTAL

Merhum Mihrali Amcaya Cenab-ı Haktan Rahmet,Yakınlarına sabır ve Başsağlığı dilerim.Kıymetli Arkadaşım Ayşe Başınsağolsun.Çok Üzüldüm.Acını paylaşıyorum.Amcamın Mekanı Cennet olsun.
Yukarı          
 
Gönderen:
suat binici

Yer:
İstanbul

Tarih:
20 Eylül 2010, Pazartesi
14:15

Alıntı Yap: suat binici

komşumuz değerli büyüğümüz mihrali amcaya ALLAHTAN rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Yukarı Mail: binici.suat@hotmail.com         
 
Gönderen:
Köksal TOKSOY

Yer:
Muğla

Tarih:
20 Eylül 2010, Pazartesi
08:58

Alıntı Yap: Köksal TOKSOY

Değerli kardeşim Cemil Yavuz, Mihrali Amcanın vefatını öğrendim ve onun üzüntüsünü yaşamaktayım. Amcamıza Allahtan rahmet sana ve yakınlarına başsağlığı dilerim. Allah sabırlar versin. Mekanı Cennet olsun.
Yukarı Mail: koksaltoksoy@mynet.com         
 
Gönderen:
Kemalettin URAY

Yer:
Erzurum

Tarih:
18 Eylül 2010, Cumartesi
20:09

Alıntı Yap: Kemalettin URAY

Merhuma ALLAH dan rahmet ailesine baş sağlıgı dilerim.
Yukarı          
 
Gönderen:
Şuayip ÇELİK

Yer:
Erzurum

Tarih:
18 Eylül 2010, Cumartesi
20:08

Alıntı Yap: Şuayip ÇELİK

Degerli komşumuz Mihrali amcaya Yüce ALLAH dan rahmet ,kederli ailesine sabırlar dilerim.
Yukarı          
 
Gönderen:
ÇETİN İLİÇ

Yer:
Bursa

Tarih:
18 Eylül 2010, Cumartesi
16:33

Alıntı Yap: ÇETİN İLİÇ

Merhuma ALLAH'tan rahmet ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum
Yukarı          
 
Gönderen:
VELİ İLİÇ

Yer:
Bursa

Tarih:
18 Eylül 2010, Cumartesi
16:33

Alıntı Yap: VELİ İLİÇ

Merhuma ALLAH'tan rahmet ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum
Yukarı          
 
Gönderen:
SELAHATTİN ÖĞÜN

Yer:
İstanbul

Tarih:
18 Eylül 2010, Cumartesi
14:18

Alıntı Yap: SELAHATTİN ÖĞÜN

Merhuma Allahtan rahmet dilerim. Cemil kardeşim başınız sağolsun.
Yukarı          
 
Gönderen:
İshak YILMAZ

Yer:
Bursa

Tarih:
18 Eylül 2010, Cumartesi
13:02

Alıntı Yap: İshak YILMAZ


Merhuma Allahtan Rahmet Kederli ailesi ve yakınlarına baş sağlığı ve sabır dilerim


Yukarı          
 
Gönderen:
Mehmet Zeki Şengül

Yer:
Konya

Tarih:
18 Eylül 2010, Cumartesi
00:01

Alıntı Yap: Mehmet Zeki Şengül

Merhuma Allah'tan rahmet,Cemil kardeşimizin   şahsında kederli ailesine başsağlığı dilerim.Allah sabır ve metanet versin!
Yukarı Mail: fuzuli_zeki@windowslive.com         
 
Gönderen:
Cevdet Çamurlu

Yer:
İstanbul

Tarih:
17 Eylül 2010, Cuma
17:33

Alıntı Yap: Cevdet Çamurlu

Merhum Mihrali Amca'ya Cenabı Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun inşallah.
Yukarı Mail: ccamurlu@teb.com.tr         
 
Gönderen:
mahmut

Yer:
Ankara

Tarih:
17 Eylül 2010, Cuma
16:17

Alıntı Yap: mahmut

merhum mihrali amcaya allahtan ramet diler kederli ailsine baş sağlığı dilerm                             MAHMUT AĞTAŞ
Yukarı          
 
Gönderen:
Haydar ÇELİK

Yer:
Bursa

Tarih:
17 Eylül 2010, Cuma
14:10

Alıntı Yap: Haydar ÇELİK

Merhuma allahtan rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
Bahattin Koca /Almanya

Yer:
Diğer

Tarih:
17 Eylül 2010, Cuma
13:19

Alıntı Yap: Bahattin Koca /Almanya

Merhumun ruhuna El-Fatiha..

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi rabbil alemin.
Errahmânirrahim.
Mâliki yevmiddin.
Iyyâke na'budu ve iyyâke neste'in.
Ihdine's-sıratal müstekim.
Sıratallezine en'amte aleyhim.
Gayril mağdubi aleyhim veled dallin.(Amin)

Hakkin rahmetine kavusan merhum Mihrali Amcaya Cenab-i Allah'tan rahmet, Cemil Yavuz'un sahsinda tüm kederli Yavuz ailesine bas sagligi ve sabir dilerim.
Mekani cennet olsun.

Bahattin Koca
Yukarı          
 
Gönderen:
Cumhur HİNDİSTAN

Yer:
Diğer

Tarih:
17 Eylül 2010, Cuma
10:51

Alıntı Yap: Cumhur HİNDİSTAN

Merhuma Allahtan rahmet dilerim. Cemil kardeşim başınız sağolsun.
Yukarı Mail: cumhur.36@hotmail.com         
 
Gönderen:
Mükerrem ALADAĞ

Yer:
Diğer

Tarih:
17 Eylül 2010, Cuma
09:51

Alıntı Yap: Mükerrem ALADAĞ

Değerli büyüğümüz Mihrali Amcamıza Yüce ALLAH'tan rahmet Başta oğlu cemil YAVUZ olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun

                     
                     
Yukarı          
 
Gönderen:
osman FIRAT

Yer:
Antalya

Tarih:
16 Eylül 2010, Perşembe
20:42

Alıntı Yap: osman FIRAT

Cokdeğerli büyüğümüz Amcamız Mihrali amcaya ALLAH'tan rahmet yakınlarına ve canımarkadaşım candostum cemil yavuza sabır ve başsağlığı dilerim başınız sağ mekanı cennet olsun
Yukarı          
 
Gönderen:
sevda özbey zeybek

Yer:
Diğer

Tarih:
16 Eylül 2010, Perşembe
19:37

Alıntı Yap: sevda özbey zeybek

Merhuma Allahtan rahmet,ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
Oktay YAVLAL

Yer:
Kütahya

Tarih:
16 Eylül 2010, Perşembe
11:28

Alıntı Yap: Oktay YAVLAL

BAŞSAĞLIĞI

Kapı komşumuz, baba dostu çok saygıdeğer bir insan olan MİHRALİ YAVUZ amcamızın rahmete kavuşmasının üzüntüsünü yüreğimde hissettim.

Bir an çocukluğum gözlerimin önünde canlandı. Rahmetli NAİDE teyze ile NİGAR nenenin komik mahalle kavgaları olurdu. Bu kavgaları bizler ile beraber HAMZA dede ve MİHRALİ amca naif bir duruş ile gülerek izlerlerdi. Mahallemizin neşe kaynaklarıydılar.

Birer birer bu saygıdeğer büyüklerimizi kaybetmenin acısını kendi evlatları kadar yüreğimizde hissederek fatihalarımıızla uğurluyoruz.

Merhum amcamıza Allah'tan rahmet diliyorum.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Oğulları kıymetli METİN VE CEMİL abi başta olmak üzere SELAHATTİN ve AYŞE kardeşlerime Başsağlığı dileklerimi gönderiyorum.

Allah sabırlar versin.

Saygılarımla.

Oktay YAVLAL
Yukarı          
 

Toplam Kayıt Sayısı: 94 Toplam Sayfa Sayısı: 1
1. 
© 2012 Nostaljide Sarıkamış Tüm Haklari Saklidir
MyDesign Ziyaretçi Defteri v1.6